10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 09:15
Kahvenin vücudumuzdaki etkisinin 1 saat içinde zirveye ulaştığını, 6 saat kadar devam ettigini gözünüzde tutarsak hızlıca konuya girmekte fayda var. Her kahvede en az bir iki saatinizi talibim ." demiş yazar Sema Soykan Öteki Şeylerin Tarihi'nde. Ben de öyle yaptım zamana yayarak, kahve içtikten sonra okumaya başlayarak. 'Anasından emdiği sütün burnundan gelmek' deyiminin acı gerçeğini, 'Gel, gel, ne olursan yine gel' sözünün Horasan ünlü Sufi Ebu Saaid_i Ebu'l_Hayrr'a ait olduğunu, Mahur Beste/Atilla İlhan şiirinin 3 fidan yakılan ağıt olduğunu.......Ve saha pek çok şey öğrendim..... Kahveniz ne durumda bilmiyorum, bitti mi, uzerine baska şeyler icildi mi? Acı mı seversiniz ya da cok sekeyli mi? Fincan da ya da cay bardağında içmek mi tercihiniz? diye sorarak başladığı 5. Bölüm' e Eğilimlerini ve Hataylıların Süvari Kahvesi, Cukurova'nın bazı yerlerinde Tarz_ı Hususi adı verilen kahve sunum bilgileri ve oradan Acı Kahve sıfat talimatının ardındaki gerçeği ve oradan 'ziyaretin kısası makbuldur' sözünün gerçeğini açıklayarak devam ediyor ben burada bir küçük ek yapayım uzun yıllar Mersinde yaşadığım,eşdurumundan Adanalı olduğum icin Tarz_ı Hususi halk arasında Tarsusu ye dönüşmüş ve cay bardağında sunum yapılır. Eskiden kahve sunulan cay bardağının çevresini saracak şekilde dantel örgü ile bardak kılıfı olurmuş, nedeni kahve çabuk soğumasın diye.... Kitabı okuduğunuz yıl hangi yıl bilmiyorum. Ekonomi hala kötü mü, ülke ne durumda? diye sorarak başlıyor 6. Bölüm'.... cevap veroyorum...evet 2022 den berbat.... "Sinek avlama" deyiminin çıkış noktasına gecmis oradan. Gülümseten , bilgilendiren, eğlendiren düşündüren, sorgulatan pek cok bilgi var ama beni etkileyen Ağustos Böceğinin hakikatine bahsetmesem olmaz. Uzun bir alıntı olacak ama olsun. " Ah be Jean de Fontain Bey' dedim içimden. 'Ağustosböceği ile Karınca ' masalın yüzünden yıllarca Ağustosböceklerinin hakkını yedik. Yaz aylarında saz çalıp şarkı soylettin, kışın karıncaya maskara ettin. İlerleyen yıllarda da kimse arka çıkmayınca garibanlara tembel yaftası yapıştı kaldı. Oysa dişi Ağustosböceği değil miydi yumurtalarını ağaçların taze dallarının içine birakan. Ağustosböcekleri değil miydi sonra hayata gözlerini kurtçuk olarak açan ve bir ay dalın öz suyuyla beslenen. Ağzı, ön bacakları ağaçtan kendini toprağa bırakıp oradan da kaza kaza toprağın altına saklanan. Dile kolay tamı tamamına 17 sene, dünyadan mahrum kalan... Canhıraş toprak altında tüneller kazarken, ağaç köklerini ve öz sularını emerek yaşam mücadelesi veren ama pes etmeyen. Zorlu geçen 17 yıldan sonra ağustos ayında yeryüzüne çıkıp cayır cayır güneşin altında kalın kabuğunun yırtılması bekleyen. Vücudundaki kasları saniyede 500 kez hareket ettirmesi sayesinde çıkardığı seslerle bize dünyaya gelişini müjdeleyen . Emektar , cefakar ama ne yazık ki ortalama 4 haftalık ömrü olan. O 4 haftayı da eşleşme için eş aramakla geçirdikten sonra doğduğu anda galata veda eden. İste bu yuzden kış ayları için yiyecek biriktirmedigini,bu yuzden de sadece agustosta öttüğünü de yazsaydın , hakkini yedirmeseydin ele güne . Agustosboceginin titresiminin sesini duyarsanız bilin ki 17 yıllık mucadeleden sonra, bir aylık kısa ömrünü sizlere müjdeliyor. Onun tembelligiyle degil, azmiyle, çabasıyla anımsamanızı istiyor deseydin keşke". Ağustobocegınin azmi ve çabasıyla gr onun coşkusuyla şarkı söyleyebilmek için hayatı ve kitapları iyi okumalar
Öteki Şeylerin TarihiSema Soykan · Alfa Yayınları · 0578 okunma
·
191 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.