Puan vermedi·678 syf.····Okunma: 04 Ağustos 2025 15:41 YAŞAMA TUTKUSU kitap yorumum
Kitapta Vincent Van Gogh’un biyografisini okuyoruz.
Yazar bu kitabı yazarken Vincent Van Gogh’un kardeşi Theo Van Gogh’a yazmış olduğu mektuplardan yararlanmıştır.
Sadece bir ressamın hayatına değil bir insanın çırpınışlarına, iç dünyasına, yalnızlığına ve hayatta var olma çabasına şahit oluyoruz. Bu nedenle kitabı okurken kendimizi sorgulayıp ne kadar Van Gogh gibi hayallerimizin peşinden gittik diye sorgulayabiliriz. Özellikle kardeşi Theo ile ilişkisi ve her daim birbirlerine saygı ve destekleri çok güzeldi . En çok etkilendiğim kısım burasıydı.
İnsanın kendisini keşfetme yolunda arkasında bir destekçisinin olması paha biçilemez.Theo ne olursa olsun abisini hiç yalnız bırakmadı.
Vincent ne yapmak istediğine 30lu yaşlarına kadar karar veremedi kardeşinin her ay verdiği harçlıklarla hayatını devam ettirdi.Sanat simsarlığı, öğretmenlik, madencilerin yaşadığı bir köyde papazlık yaptı. Yüzü karalar bağlamış şekilde vaaz verirken teftiş edilmiş olup işten kovuldu. Böylece resim yapmaya geri döner ve madencileri resmetmeye başlar.
Aşık oldu ama aşktan yana da yüzü gülmedi.Gittiği yerlerde anlaşılmaz ve kaçık olarak anılır.Kardeşi ona inanmaktan hiç vazgeçmez onu ressam arkadaşları ile tanıştırır.Onların resimlerini görünce çok şaşırır ve kendisinin geri kaldığını düşünüp daha çok çalışır. Güneşin altında şapkasız o kadar çok çalışır ki bir süre sonra nöbetler geçirmeye başlar. Bu nöbetler sırasında ne yaptığını bilmez ve ev arkadaşı onu terk eder. Nöbet geçirdiği bir anında kulağının yarısını keser. Sonra bir deli hastanesinde bir süre yatar ve orada da nöbetleri ara ara devam eder. En son kardeşinin önerdiği sinir hastalıkları uzmanı önerir abisini doktora emanet eder ve burada tedavi olacağına inanır. Vincent’ın nöbetleri devam eder.
Kitap çok güzeldi. Bitince bir süre kaldım ve bir insanın hayatta var olma çabası, hayallerinin peşinden gitme hırsı ve vazgeçmemesi, tutkusu beni çok etkiledi. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.