dayanamıyorum. sakın okumayın. YANİ TAMAMEN ZAMAN KAYBI O KADAR SİNİRLİYİM Kİ. 3 gündür şu kitabı okumaya çalıştım ama hayır. okuduğum en kötü kitaplardan biri. duygusal tepkim bitti hemen nedenlerini anlatayım.
bu okuduğum 2. H. P. Lovecraft öyküsü oldu. kesinlikle Cthulhu'nun Çağrısı’nı beğenmiştim. ilgi çekici ve güzel yazılmış korku öykülerinden oluşuyordu. bu kitap ise antartika’ya giden bir grup araştırmacının hikayesini anlatıyor. bir sayfanın yüzde sekseni betimlemeden oluşuyor. yani mesela, uzun ıslak görünümlü duvar midemizi bulandırıyordu. yaklaşık 12,53 metre boyunda tepesi kömür renginden ve duvarın kendisi meşe ağacının kökünün özünün sekonder primerinin rengini almıştı. KANDOWNPXWJODJSJDSN tabi ki böyle yazmıyor bunu ben yazdım. ama gerçekten böyle cümleler var. lovecraft çok bilgili bu arada yani bu kitabı yazmak için bir sürü kitap, makale okuduğuna eminim. çok fazla bilimsel sözcük var, anlamları aşağıda yazmıyor orası ayrı. ben zaten hiçbir şey anlamıyorsam bu kadar betimlemenin anlamı ne? sorun bu zaten, o kadar betimleyip yine de hiçbir şey anlamamam benim sorunum değil. kötü bir üslup, asla akıcı değil. devamini da merak etmiyorum ki zaten ne olduğunu da yüzde doksan dokuz öğrenmeyecektik. öyle bilinmeyen yaratıklar çetesi falan olacaktı büyü yapıp çay içiyorlar köpek öldürüyorlar.
kitaba 3 puan vermemin tek sebebi yazarın bilgili olması emeğe saygı yani. ama bir daha lovecraft okuyacağımı sanmıyorum, bence siz de Cthulhu'nun Çağrısı’ni okuyup geçin.