·112 syf.····Okunma: 05 Ağustos 2025 14:11 “Kendim eğleneyim derken âlemi kendinizle eğlendiriyorsunuz.”
Selamlar
Türk edebiyatı klasikleri okuma grubumuzla Hüseyin Rahmi Gürpınar kitaplarını okumaya başladık. Bu ay, Şık adlı romanıyla edebiyat dolu günlerimize gerçekten şık bir giriş yaptı.
“Okuyun efendim, okuyunuz. Gençliğimin ihtiyarlığımdan çok neşeli ve daha güldürücü olduğunu göreceksiniz… Çünkü ben bile kendi kendime bayıla bayıla güldüm.”
Ben de Hüseyin Rahmi’nin bu tatlı mizahının etkisine çoktan kapıldım.
Hemen ardından, dumanı hâlâ tüten kitabımın üzerine sıcağı sıcağına yazıyorum bu satırları. Mizahi olarak paylaşmadan duramazdım.
Ah Şâtırzade Şöhret Bey…
Ne güldürdünüz ama beni! Katıla katıla güldüm resmen.
Şöhret Bey; zarif görünmeye çalışan ama her kusuruna bahane bulan, hatalarını adeta üst üste dizen zavallı bir “şık” tipidir. Ama Şık, yalnızca bir karakterin düştüğü komik durumlar silsilesi değildir. Aynı zamanda:
– Toplumsal dönüşümün,
– Yeni hayat tarzlarının,
– Yüzeysel modernleşmenin,
– Ve “görüntüde şıklığın” bir hicvidir.
Kitap şu soruyu sorduruyor bize:
“Şık olmak sadece kıyafetle mi olur?”
Cevap çok net:
“Mizaçla ve ahlakça da şık olmak icap eder.”
Roman, yüzeydeki gülmeceye rağmen, alt metinlerde sert bir eleştiri taşır.
Özellikle Batı’yı taklit etmenin biçimsel kalıplara sıkışması, içsel bir dönüşümden uzak olması, eserin temel eleştiri noktalarından biri.
Avrupa’yı taklit ederken onun değerlerini değil yalnızca görünüşünü örnek almak, romanın ana fikrini oluşturur.
Ve tam da bu yüzden kitap, hâlâ güncelliğini koruyan bir toplumsal eleştiridir.
Dönemin mahalle baskısı, dedikoduları ve toplumun yönlendirme gücü romana ustalıkla işlenmiş.
Şöhret Bey’in etrafında gelişen olaylar sadece bireyin değil, toplumun da hicvidir.
Şık, mizahın gölgesinde yazılmış olsa da, alt metinleriyle düşündüren bir eserdir.
Sanattan çok, toplumsal yönüyle öne çıkar.
Ve evet, tam da şu sözle özetlenebilir:
“Güleriz ağlanacak halimize.”