MEDUSA'NIN ÖLÜ KUMLARI 4 #kitapyorumu
"Kalbimin her odacığı seninle dolmuş, öyle ki orada bana bile yer yok." Dudakları düz bir çizgide buluştuğunda sol göğsünün üzerindeki elimi hafifçe sıktı. "Kendi kalbim bile artık bana ait değil. Eğer öyle olmasaydı bana tüm bu acıları yaşatan bir kadında bu kadar ısrarcı olmazdım."
Seri bitti ama bu seriye olan aşkım hiç bitmeyecek. Aradan biraz zaman geçsin tekrar tekrar en baştan okuyacağım çünkü doyamadım. Final kitabına başlamadan önce minik bir alıntı okumuştum kalbime iniyordu. Bu sebeple o kısma doğru gelirken boğulacak gibi hissettim ki o sahne ve ona benzer birkaç sahneyle mahvoldum. Baştan sona her şeyiyle tam bir final kitabıydı, hafızalardan silinmeyeceği de bir gerçek. Öyle olaylar yaşandı ki film gibi göz önünde canlanıyordu, bayıldım ve bir o kadar da etkilendim.
Bazı cümlelerin yüreğe baskı yapan bir ağırlığı vardı. Elzem bu şehirde bir tarih yazacağım diyordu Araf'a adım attığından beri ve bunu da başardı, hoş hiç iyi şeyler yaşanmadı, bu bize yüz yıla sebep oldu. Bu kitapta bazı yaptıklarıyla beni çıldırtsa da hem bedenen hem ruhen bir kraliçe, gelmiş geçmiş en iyi kadın karakter kesinlikle, tartışmaya kapalı. Savcı seri başından beri ilk kez final kitabında Elzem'in bir talebine reddedildi demek yerine kabul edildi diye cevap veriyor, düştük efenim. Demekki doğru taleplerde bulunmak gerekiyormuş. Yan karakterlerin her birinin tamamlanan hikayesini ayrı sevdim ki Asil'e ayrı bir parantez açmak istiyorum 'sen nasıl bir adamsın ben sana öldüm bittim.'
Soya'nın saçlarının büyüsüne kapılan bir Sıraç vardı, nasıl keyifle okudum bu ikiliyi kimyaları harikaydı, çok inatçı bir avcıyı kendine âşık etmeyi başardı. Gediz ve Itır ilişkisi değişikti, Gediz bey beni ağlattı. Ama en çok da Dehliz'e mutlu oldum. Hafız beyin sevdiği kadınla da güzel bir sürpriz yaşıyoruz. Acısıyla tatlısıyla nefretiyle aşkıyla kaosuyla dolu dolu geçen efsane bir fantastik seriydi, çok kalpten şiddetle tavsiye ediyorum.