Sen sadece bir nehir misin Aras?
Yoksa dağların ardından gelen bir hasretin adımı?
Bir annenin gözyaşı mısın, gurbetin ortasında tutulan bir iç çekiş mi?
Adını her söyleyişimizde yüreğimiz titriyor ya,
işte o titreme bir halkın yüreğinde saklı kalan destanıdır belki de…
Ey Han Aras,
Yar ile yârin arasına çizilmiş bir kader misin?
Bir yanda sevda, bir yanda ayrılık,
Bir yanda tarih, bir yanda acı...
Senin sularında sadece balıklar yüzmez;
Yaralı yürekler, sönmemiş sevdalar,
ve unutulmuş hayaller de akar seninle birlikte…
Adını anınca,
bir türkü gibi yükselir içimizden o sızı:
“Aras, Aras, Han Aras...”
Çünkü sen;
bir sınır değil, bir sevdanın, bir bekleyişin ve bir hasretin nehrisin.