·258 syf.····Okunma: 05 Ağustos 2025 15:46 Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi evlerden birinde yaşayan aile bireylerinin her birinin hayattaki konumları, istekleri, korkuları anlatılıyor. Dışarıdan bakıldığında normal bir hayat sürdüren bir ailenin her ferdinin kendi içinde bambaşka hayatlar yaşaması, hepsinin yaşam gayesinin farklı olması, her birinin içinde kopan fırtınadan bir diğerinin habersiz olması, evin adeta bir hapishaneye dönüşmesi…
Annenin hüzünle geçip giden yılları, babanın ailesine karşı merhametsizliği, İskender’in hayata ve insanlara karşı nefreti, Erdal’ın hataları, Leman Hanım’ın kızının masumluğunun aksine ahlak dışı davranışları…
Kitabın üslubu gayet güzel ve akıcıydı. Karakterlerle konuşuyor gibiydim, elimden gelse hepsine müdahale edecektim. Sadece kitabın sonunu beğenemedim, yarıda kesildi gibi hissettim. Sonu daha farklı ve merak uyandırıcı olabilirdi.
Karakterler; anne, Sadi Bey, İskender, Erdal, Nursen, Leman Hanım, Ayla, Nuran, Müçteba Amca, Nurcan.
Anne; kitabı okurken beni en çok etkileyen, üzen karakterdi. Asıl amacı kocasıyla (Sadi Bey ile) tıpkı eski günlerdeki gibi mutlu bir evlilik yürütmektir. Ancak Sadi Bey çok başka bir yoldadır, torunu yaşında olan komşu kızı Nursen’e takıntılı bir şekilde aşık olmuştur. Anne, darbeyi sadece kocasından değil birbiriyle anlaşamayan, sürekli tartışan çocuklarında da yer. Anne sürekli çocuklarının arasında kalmaktan ne yapacağını bilemez, üzülür, zaman zaman ağlar.
Sadi Bey; evin babasıdır. Öncesinde sakin kişiliğinin aksine şu an çok aksi bir kişiliğe bürünmüş, ev halkıyla oturmaz, her fırsatta karısını tersler, çocuklarıyla bağır çağır kavga eder, sabah-akşam odasından komşu kızı Nursen’i ahlaksızca gözetler.
Ayşe; evin tek kızıdır. Yaşı biraz ileri olmasına rağmen yüzünün çirkinliğinden evlenememiş ve evde kalmıştır. Evde kalmış olmanın verdiği asabiyetle kimseyle anlaşamaz. Kardeşi Erdal ve İskender’in evi satma hayallerine karşı çıkar, evin kendisinin ve annesinin hakkı olduğunu düşünür.
İskender; evin büyük oğludur. Ailesinin maddi durumu yüzünden eğitimini yarım bırakmış bu yüzden de okumuş kardeşi, Erdal’ı, her zaman kıskanır. Kıskanmasının sebebi yalnızca eğitim durumu değil, kardeşinin yakışıklılığıdır da. Kendisinin “ayva suratlı” olduğunu düşündüğü ve kimse tarafından hiçbir zaman sevilmeyeceğini düşündüğü için hayata karşı nefret doludur. Ancak umutsuzca babasının da takıntılı olduğu komşu kızı Nursen’e sevdalıdır.
Erdal; evin küçük çocuğudur. Hukuk bölümünü okuyor, tek amacı babasını ve kardeşlerini ikna edip evi satarak parasıyla Avrupa’ya gitmektir. Komşusu Leman Hanım Erdal’a kafayı takmıştır. Erdal’da Leman Hanım’a karşı direnememiş ve aralarında bir ilişki başlamıştır. Tabii ilişki pek Leman Hanım’ın istediği gibi gitmemiştir. Erdal, Leman sayesinde işe başlamış, zaman içerisinde patronunun kızı Filiz’e aşık olmuş ve Leman’ı unutmuştur.
Leman Hanım; Sadi Beylerin karşı komşusu, Nursen’in annesidir. Çıkardığı sorunlardan sonra kocası evi terk etmiş, dul kalmıştır. Kızıyla pek anlaşamaz, Erdal’a takıntılı bir şekilde aşıktır.
Nursen; karşı komşu Leman Hanım’ın kızıdır. Babasını çok sevmesine karşı annesine karşı hep nefret doludur. İskender’i seviyor ve parası, malı, mülkü onun için önemli değildir. Nursen’in tek gayesi, İskender’in kocası olması ve onunla huzur dolu mutlu bir evlilik yaşamaktır.
Ayla ve Nuran, Nursen’in çalıştığı fabrikadan arkadaşıdır.
Müçteba Amca; Sadi Bey’in arkadaşıdır. Her sabah kahvede buluşup kendisi Nurcan’ı, Sadi Bey ise Nurcan’ı gözetlemektedir.