Sabahattin Ali, bu romanında sadece bir aşkı değil, insanın kendini nasıl kaybettiğini ve bazen bir ömür boyunca bulamadığını anlatıyor. Kaç kişi, toplumun, ailenin, sorumlulukların çizdiği sınırlarda kendini kaybediyor? Kaç kişi “yaşam” dediğimiz şeyi sadece nefes alıp vermek olarak sürdürürken, aslında içinde bir başka hayata özlem duyuyor?
Maria Puder, Raif Efendi için bir sevgiliden çok daha fazlasıdır, onun kendi benliğini keşfetmesine vesile olan bir aynadır. Belki de bu yüzden roman bu kadar etkileyici. Çünkü hepimiz kendi içimizde saklı kalan o hayatı, o kişiyi özlüyoruz ve sessiz kalıyoruz.