"Maalesef geçmişi değiştiremem. Tek yapabileceğim sana ne kadar üzgün olduğumu sõylemek, beni affetmen için yalvarmak ve hayatımın geri kalanını sana layık olmaya çalışarak geçireceğime söz vermek."
"Çunkü sen benim olmasan bile, ben seninim."
Herkese selamlarNihayet #kadervealev serisinde son kitap olan #tanrılarınvehiddetinşafağı ni da okudum. Öncelikle seriyi sevdim. Ama favori serilerim arasında olamadi cunku, beni fantastik anlamda epey doyurmuş olsa da ve 3.kitapta çok fena atağa geçmiş olsa da son kitapla o atağı söndürdü ve favorilerimden olabilecekken ne yazik ki o kategoriden çıktı. Bu arada asla kötü demiyorum, bu kitabi da sevdim ama fantastik bir serinin son kitabı bu kadar yavaş ilerlemez. Kaldı ki 750 sayfaydi kitap. Ha oldu ha olacak diye beklenti içinde okuttu ama son 50 sayfada hersey cok oldu bittiye geldi. Su da var ki okurken sıkılmadım. Her detayı ayrı keyif verdi ama aksiyonu eksikti.
3.kitapla Atticus'a tam adapte oldum, sempatik gelmeye basladi diyordum ki bunun en büyük sebebi 3 çocuklu fırıncı Gracen'didediklerimi boşa çıkardı. O çok aşığım ölüyorum diyen gaspci kral sıradan basit bir erkek olduğunu kanıtladı ve ilk gördüğü güzel hatuna karşı aklından ne hinlikler geçirdi. Sonrada yok "Gracen var, o olmasaydı neler olurdu neler" diyen bir kafayı kusura bakmayın da ben ne sempatik bulurum ne de severim.
Her kitapta bir kaç karakter parlarken bu kitabinda yıldızları Tyree ve Annika oldular. Nefretten aşka klişesinin en güzel halini yazmisti yazar. Bayıldım ikisi arasındaki kimyaya. Tyree tam bir capkin serseriydi. Keşke Atticus yerine bolca onları okusaydim
Tabi gönlümün efendisi Zander hepsine tur bindirir, adam doğuştan kral, asil, aşk neymiş, aşık olmak neymiş dünya aleme gösterdi her hareketi ile. Kaldı ki Romeria'da Zander'den başkasını görmedi. Jarek ve Caindra için üzüldüm yalnizca
Serinin en çabalayani Romeria gibi gorunsede Sofie bence ondan daha fazla çabaladı. Ustune en çok yaralanan acı çekende o oldu. Sirf kocasini hayatta tutabilmek adına şeytan olan Malachi ile işbirliği yaptı. Keşke sonlari farklı olsaydı, üzüldüm onların yasadiklarina
Malachi'nin sonu da biraz şairane oldu. Sevmedim bu kısmı
Seri yetiskin içerikliydi ama asla ana konunun
Gnüne geçmedi. Yazar o dengeyi burada çok
iyi kurmustu. Sikl bir fantastik
okuyucusuysaniz tam aradlgniz gibj bir seri
oldugunu söylemeliyim ama yavas
akanindan. Yine de herseye ragmen sevdim
Tanrıların ve Hiddetin ŞafağıK. A. Tucker