Hayvan Çiftliği’ni bitirdiğimde gerçekten etkilendim. Hem anlatım dili olarak çok akıcıydı hem de verdiği mesaj çok netti. Orwell’in anlatmak istediği şeyi hiç dolandırmadan ama sembollerle çok zekice verdiğini düşündüm. Özellikle hayvanlar üzerinden sistem eleştirisi yapmak çok yaratıcı bir fikir.
Başta “eşitlik”, “özgürlük” gibi güzel kavramlarla yola çıkan bir hareketin nasıl baskıcı, ikiyüzlü bir rejime dönüştüğünü çok güzel göstermiş. Domuzların zamanla diğer hayvanlara benzemesi, daha da kötüsü olması çok çarpıcıydı. Özellikle "Bütün hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir" cümlesi bence kitabın özeti gibi.
Kitabı okurken düşündüğüm şey şu oldu: Sistem ne kadar iyi niyetle kurulursa kurulsun, eğer insanlar değişmezse, sonuç yine aynı oluyor. Gücü eline alan, önce eşitliği unutuyor, sonra da baskıcı hale geliyor. Bu sadece sosyalizmde değil, her ideolojide görülebilecek bir şey belki ama Orwell bu kitabında sosyalizmi (özellikle Sovyet tipi sosyalizmi) çok yerinde bir dille eleştirmiş.
Şahsen ben sosyalizm ideolojisini desteklemiyorum çünkü gerçek dünyada işe yaramıyor. İş stratejilerinin birincil itici gücü olan kâr motivasyonunu ortadan kaldırıyor. Böyle bir durumda insanlar risk alır mı iş kurmak için? Hükümetten garantili bir geliriniz, garantili sağlık hizmetiniz ve emekliliğiniz varsa neden çalışasınız ki? Gerçek dünyada sosyalizm ile insan topluluklarını refah ve sağlıklı bir şekilde idare edemezsiniz.
Kitabı tavsiye ediyorum, şimdiden iyi okumalar.