Bazı kitaplar vardır, yalnızca kelimelerden ibaret değildir; insanın kalbine bir pencere açar, oradan hafif bir rüzgârla sızar. Firarperest tam da böyle bir kitap. Elif Şafak , bu deneme kitabında gündelik hayattan politikaya, kadın olmaktan yalnızlığa, aşkın kırılganlığından hayatın çok sesliliğine kadar pek çok konuya değiniyor. Ama bunu yaparken kuru bir anlatım yerine, kendi iç yolculuğundan damıttığı bir sesle konuşuyor.
Okurken bazen bir dostla derin bir sohbetteymişim gibi hissettim; bazen de zihnimin en ücra köşelerine tutulmuş aynalarla yüzleştim. Şafak’ın cümleleri bazen ince bir tebessüm, bazen de boğazda düğümlenen bir sessizlik bıraktı. “Kaçmak” ile “özgürleşmek” arasındaki o ince çizgiyi sorgulattı bana. Firar sadece bir yerden gitmek değil, bazen olduğun yerde kendi zincirlerini kırmaktı.
Her bölüm, sanki farklı bir ruh hâline dokunuyor. Bir yerde kadınlığın yüklerini tartarken, başka bir sayfada çocukluğun masumiyetine geri dönüyorsunuz. Yazarın kaleminde keskin bir zeka ile derin bir şefkat yan yana yürüyebiliyor.
Firarperest , sadece Elif Şafak ’ı okumak için değil; kendini, başkalarını ve yaşadığın dünyayı yeniden düşünmek için de bir davet. Belki de hepimizin içinde saklı duran “firar” arzusu, bu satırlarda yankısını buluyor.
Okudukça şunu fark ettim: Kaçış bazen korkaklık değil, aksine cesaretin en saf hâlidir
.
Ve belki de en önemlisi, bu kitap bize şunu fısıldıyor: Gerçek özgürlük, başkalarının vesayeti altında yaşamayı reddetmekle başlar. Çünkü zincirler, bazen görünmezdir; ama onları kırma kararı, her zaman görünür bir devrimdir.
Sevgiyle ve kitaplarla kalın keyifli okumalar dilerim.
FirarperestElif Şafak · Doğan Kitap · 20186,2bin okunma
·
328 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.