ÜÇ KIZ KARDEŞ kitap yorumum
Kitap Rus edebiyatının ve dünya tiyatrosunun en önemli eserlerinden biridir.
Rusya’nın taşrasında yaşayan Prozorov ailesinin üç kızı Olga, Maşa ve İrina. Bir de erkek kardeşleri Andrey vardır. Bu ailenin hayatını konu alan kitapta kardeşler bir zamanlar yaşadıkları Moskova’ya dönmek isterler ama bu durum sürekli ertelenir. Kız kardeşler çok büyük hayal kırıklıklarına uğrarlar.
Olga, en büyük kardeş, öğretmenlik yapar. Kardeşlerine karşı sorumluluğu vardır ama mutsuzdur.
Maşa genç yaşında evlenmiş ilk başlarda çok mutlu olmuş şimdilerde o da mutsuzdur. Derin bir karakterdir.
İrina hayalleri olan ve diğerlerine göre daha hayat doludur. Sonraya doğru onun da hayalleri söner.
Andrey idealist güzel bir kariyer hedeflerken evlenince belediyede çalışır ve hiçbir hedefini gerçekleştiremez.
Aslında tiyatro metninde bir olay kurgusu yok. Çehov’un oyunları “olaysız” gibi görünür ama içsel çatışmalar yoğundur. Bunu da bu oyunda görebiliyoruz.
“Üç Kızkardeş”te Çehov, dramatik yapıdan çok duygusal atmosfer yaratır.
Kitap bir tiyatro metni olduğu için kolay okundu. Bir olay örgüsü yoktu ama karakterlerin o çatışmalarını okumak anlamaya çalışmak bir yandan kendimi sorgulama kısmı işte bu şekilde olan kitapları seviyorum.
Sizde tiyatro ve bu tarz okumayı seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.