"Sokak özgürlüktür, özgürlük sokaktadır."
Karıncalar hiç uyumazmış ,kangurular geri geri yürüyemezmiş ve kelebekler ayaklarından tat alırmış.
Jamalı okurken en çok dikkatimi çeken şey buydu sanırım. Hayvanlar hakkında böyle küçük küçük bilgilerin kitaba serpiltilmiş olması.
Konusuna gelirsek eğer haytının son iki yılını sokakta yaşayan, adeta sokağa mesken kurmuş insanlarla arkadaş olmuş ve sokağın özgürlük olduğunu düşünen jamalın(cemalin) bir gün kendi uydurduğu işlerle para kazanmaya çalışırken Arusun(irisin) onunla konuşmasıyla ve belgesel çekmek istemesiyle hayatının başka bir tarafa kaymasından bahsediliyor. Tabi bu sadece kurgusal tarafı asıl olay bence eperyalimzden , sosyalizmden, işçi haklarından, haksızlıklardan , insanın sokakla ilişkisinden, sokağın insanı kabul edişinden bazende sokağa ait olmayanı istemediğinden, insanın arayışından ve o arayışta olabilecek bazı tahmin edilemeyen senaryolardan bahsedilmesi.
Kitap kısa tutulmasına rağmen bir çok şeye bu denli değinilmesi çok hoşuma gitti. Bir anda içinde oluyorsunuz olayın. Ve akışına kapılıyorsunuz. Bir ara ağlamışta olabilirim.
Bir şeye değinmeyi unutacaktım az daha. Aşk.
Aslında ne güçlü bir duyguymuş ve içinden çıkılmayacak kadar da kuvvetli. Bazende aldatıcı.
Ayrıca daha önce de okuduğum kitaplarına oranla daha gelişmiş ve güzel kurgulanmıştı. Örnek alınacak bir kişilik ve yazar. Tavsiye ederim herkese. Sevgilerimle selo başkana:))