Margaret Atwood’un
Damızlık Kızın Öyküsü, totaliter bir rejim altında kadınların özgürlüklerinin sistematik olarak ellerinden alındığı distopik bir dünyayı anlatıyor.
Roman, Gilead adlı teokratik bir toplumda geçmekte; burada doğurgan kadınlar “damızlık”olarak kullanılarak rejimin devamı için zorla çocuk doğurmaya mecbur edilir.
“3 çocuk yapın.” RTE
Hikâye, Offred adlı bir damızlığın gözünden, onun geçmiş hayatına dair anıları ve mevcut köleleştirilmiş yaşamı arasında gidip gelerek anlatılıyor.
Atwood’un anlatımı, sade ama çarpıcı bir üslupla okuyucuyu Gilead’ın soğuk, baskıcı atmosferine çekmekte. Offred’in iç dünyası, korku, umutsuzluk ve direniş arasında salınırken, rejimin kadınlar üzerindeki fiziksel ve psikolojik tahakkümünü ustalıkla yansıtmakta.
“Anneliği reddeden kadın eksiktir, yarımdır.” RTE 2016, KADEM Konuşması.
Kitap, ataerkil düzen, dinin kötüye kullanımı ve bireysel özgürlüklerin kaybı gibi temaları derinlemesine irdeliyor. Atwood’un gerçekçi karakter tasvirleri ve toplum eleştirisi, romanı hem zamansız hem de güncel kılmakta.
Kitaptan Alıntılar...Geçmişi düşünürken seçtiğimiz şeyler güzel olanlardır. Her şeyin bu biçimde olduğuna inanmak isteriz. S.47
“Labirentin içinde kaldığı sürece, bir fare de istediği yere gitmekte özgürdür.” S.207"Utançsız olmayı isterdim. Utanmaz olmayı isterdim. Cahil olmayı isterdim. Böylece ne kadar cahil olduğumu bilmezdim."S.326"Belki gelecek kavramı yok onda ya da dert etmiyor ya da cesaret edemiyor geleceği düşlemeye." S.331
Distopya pekte hazetmediğim bir tür olmasına rağmen biraz zorlanarakta olsa Kitap Simyacıları Kulübü okurlarınca ay içersinde ortak okuma kitaplarından biri idi okudum bitti.
Iyi okumalar
Her hanımefendinin mutlaka okumasını düşündüğüm bir kitap önerisi ile nokta koyalım.
Şeriat ve Kadın