E-z-y/ أذى kelimesi, canlı varlıklara dokunan zararı anlatır. Bu, canlının bedenine ya da ruhuna yönelik olabilir, ya da yapılan işin dünyevî yahut uhrevi sonuçlarından kaynaklanabilir. Allah buyurur ki لا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُم بِالْمَن والأذى Sadakalarınızı başa kakma ve eziyetle boşa çıkarmayın (2/Bakara 264); لا تكونوا كالذِينَ آذوْا مُوسَى Musaya eziyet edenler gibi olmayınız (33/Ahzab )69) وَأُوذوا حَتَّى أَتَاهُمْ نَصْرْنَا Bizim yardımımız gelene kadar eziyet görenler (6/En'âm 34) أَذًى ve أَذِيَّةً ve أَذَيْتُهُ إِيذاءًا veya آذَيْتُهُ kelimeleri birbirine yakın anlamlar taşımaktadır ki, hepsi de eziyet etmek manasına gelir. أَذِيٌّ ise, denizin üzerinde olanları rahatsız eden dalga, demektir.

y

@enduhe_bozorgi
·
K-s-y قصی Uzaklık,قَصِيَّ: Uzak olan. Şöyle denir; قَصَوْتُ عَنْهُ وَأَقْصَيْتُ:Ondan uzaklaştım الْمَكَانُ الْأَقْصَى : En uzak yer النَّاحِيَةُ الْقَصْوَى : En uzak yön Şu âyet bu anlamdadır: وَجَاءَ رَجُلٌ مِنْ أَقْصَى الْمَدِينَة يَسْعَى : Şehrin en uzak tarafından bir adam koşarak geldi (28/Kasas 20) Mescidi Aksaya(17/İsra 1) : إلى المَسْجِدِ الأقصى yani Kudüs'teki Beytu'l-Makdis'e. Buranın الأقصى diye isimlendirilmesi, bu âyetin muhatabı olan Hz. Peygamber ve sahabesi nokta-i nazarındandır. Allah buyurur ki: إِذْ أَنْتُمْ بِالْعُدْوَةِ الدُّنْيَا وَهُمْ بِالْعُدْوَةِ الْقَصْوَى O vakit siz vadinin yakın bir yamacında idiniz, onlarsa 𝘂𝘇𝗮𝗸 yamacında idiler (8/Enfâl 42)
·1 alıntı·
394 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.