Adını hatırlmadığım ama beni üzdüğünü hatırladığım insanlar olduğunu farkettim geçmişe dönüp kendime şşş onun ismini unutacaksın düşünme demek isterdim yine kendimi dinlemezdim ama olsun
eyvah dedi sönerken zerdüşt ateşi
kisra mülkü mahkümdur artık karanlığa
kalkmayacak artık yetime bir el
çınlatamayacak bizans sarayının duvarını kahkaha
kişnemeleri bitecek asırlardır coğrafyamızda tepinen atların
çöl henüz uyanırken sabaha
gözlerine yıldız kondu diri diri gömülecek kızların
bir ses duyuldu kölelerin zincirlerinden
yankılandı duvarında kutlu evin
"la tahzen
ey gurebâ
lâ tahzen"
böyle teşrif ettiniz işte efendim
siz doğduğunuz için doğuyor güneş her sabah
gölgeniz üzerimizde diye bu limanı sevdim
varlığımın bir hükmü varsa eğer
anlamı
denizinizde bir damla olabilmektir efendim
dünyam çoğaldı yine bu aralar iyi değil bu
çok gerisine düştüm önden gidenlerin
bir çare bulmalıyım ama nasıl?
dönüş dursa savrulsam uzaya
bir tünel kazıp kaçsam
ya da bir el beni dünya denen örgütün elinden kurtarsa