Puslu Kıtalar Atlası’nda “klasik” okumaya ara verilen yerlerden biri kahramanla, kahraman-yazarın kendi varlıklarını ve birbirlerinin varlıklarını sorguladığı yerdir. Uzun İhsan Efendi düş görmektedir ve düş gördüğünün farkındadır. Descartes’ın, “Düşünüyorum, öyleyse varım” önermesini yeniden ortaya koyar.