Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 13 Nisan 2025 02:49 Duygu, 1-0 önde hayata yenik başlamış küçük bir kız çocuğuydu. Tek isteği, huzurlu bir ailede çocukluğunu doyasıya yaşayıp büyümekti. Annesi canıydı, meleğiydi, onu hayata bağlayan en güzel varlığıydı. Ne yazık ki hayat ona bu seçeneği sunmadı, bir yumru gibi kaldı boğazında çocukluğunu doyasıya yaşayamaması, annesini mutlu görememesi...
İçinde şefkat ve sevginin olmadığı bir evde büyüyordu, babası annesini her dövdüğünde canından can gidiyordu, kanı emiliyordu sanki.
Babası onu seviyor ona oyuncaklar alıyordu fakat neden annesine kıyıyordu, çözemiyordu: İyi bir eş miydi? Yahut İyi bir baba mıydı?
Bilemiyordu... Babası onun gözlerinde ne siyahtı, ne de beyazdı griydi sadece buğulu bir gri...
Ve zaman geçti, Duygu biraz daha büyüdü liseye giden bir kız oldu sorunlar bitmedi YGS sınavına girmeden bir gün önce korktuğu başına geldi.
Babası, annesini 7 kez kalbinden bıçakladı.
Düşünün 18 yaşında genç bir kız üniversite sınavına girmeden bir gün önce babası tarafından annesi bıçaklanıyor fakat o kız o zorluklara rağmen sınava giriyor, optikte baba adı kısmı çıkıyor...
Yarası, acısı... İnsan ne diyebilir.
21. yüzyılda bu tarz olayların yaşanıyor olması üzücü. Dilerim her çocuk mutlu büyür, çocukluğunu yaşamış olur...