·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Mart 2018 19:24 Spoilerimsi içerik barındırabilir...
Her kitap alışverişinde sepete eklediğim fakat ödeme adımlarından hemen önce vazgeçip yerlerine farklı kitaplar ekleyerek okumayı ertelediğim iki kitaptan birisi Gölün Dibindeki Ev. Diğeri de aynı yazarın Kırmızı Piyano'su.
Üst üste genelde tercih ettiğim tarz dışında ve oldukça uzun süren iki kitap okumasından sonra artık yeter diyerek sipariş verdim.
Malerman'ın Kafes'ini okumuş, genel olarak memnun kalmama rağmen bitişindeki belirsizlik canımı sıkmıştı. Bu belirsizliği "ikinci kitap gelecek, merak uyandırmak istiyor herhalde" diyerek geçiştirmiştim. Sonra Kırmızı Piyano'yu okudum. O da neredeyse aynı... Hemen sonrasında da bu kitabı okumaya başladım.
Adam okuyucuyu germeyi biliyor (Bence). Malerman'ın kitaplarındaki kadar sadece Dean R. Koontz'un Fanatikler kitabında gerilmiştim.
Gelelim kitaba,
Onyedi yaşında iki genç. İlk buluşmalarını ödünç alınan bir kano üzerinde bir göl gezisi ile yapmayı planlıyorlar. Gezi sırasında daha önce orada olduğunu bilmedikleri gizlenmiş bir tünele girerek küçük bir göle ulaşıyorlar. Bu gölü keşfederlerken gölün dibindeki bir evin çatısını görüyor ve meraklarına yenik düşerek ve macera yaşama isteği ile gölün dibindeki evi keşfetmeye karar veriyorlar.
Eve yaptıkları dalışların sürecinde gerçekleşen maceralar anlatılıyor kitapta.
Bazı kitapları tekrar okuma isteği oluştukça onları kafamın bir yerine not ederim. Kitap bütçemin az olduğu zamanlarda o kitapları tekrar okurum. Bu kitap o kitaplardan değil :)
Tavsiye eder miyim? Özellikle tavsiye edemiyorum. Okuduğuma pişman değilim. Az sayfa sayısına sahip bir kitap olması dolayısıyla çerez olarak okunabilir.
Sonraki paylaşımda görüşmek üzere...