Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2025 01:55 "Şık" Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ilk romanı. Romanın ilk bölümünü mektepteyken yazıyor. Daha sonra bir zarfa koyarak o dönemde Tercüman-ı Hakikat'in başında bulunan Ahmet Mithat Efendi'ye gönderiyor. Tabii gönderdikten sonra da pişman oluyor. Eserinin, o dönemin sayılı alimlerinden sayılan Ahmet Mithat tarafından beğenileceğine ihtimal vermiyor. Fakat sandığının aksine Ahmet Mithat Efendi, hikayeyi beğeniyor, bu genç yazarı ofisine çağırıyor, hikayeye bir son yazmasını istiyor. Bu olayı yirmi yıl sonra kitaba yazdığı önsözde Hüseyin Rahmi anlatıyor. O günden sonra Ahmet Mithat Efendi, henüz filizlenen genç yazarın en büyük destekçisi olmuş. Hatta önsözde de belirttiğine göre gazetesinde bu genç yazarı manevi olarak evlat edindiğini duyurmuş.
Kitabın başında da belirtildiği gibi bu kısa romanın sanatsal yanı zayıf, önemi toplumsal mesajında saklı. Osmanlı toplumunun Batılılaşma sürecini Şâtırzâde Şöhret Bey üzerinden anlatıyor. Kahramanımız o dönemin romanlarında hep rastladığımız yanlış batılılaşan karakterlerin tipik özelliklerini barındıyor. Konuşurken aralara bir iki Fransızca sözcük sıkıştırmak, kılık kıyafette aşırıya kaçan gösteriş, her fırsatta kendi toplumunu yererken başka bir toplumu göklere çıkarma, toplantılarda oradan buradan duyma bilimsel veya edebi bilgileri satma ve hatta süs köpeği gezdirme gibi...
Şöhret Bey'in düştüğü absürt durumların üzerinden Batılılaşmaya yüzünü çevirmiş Osmanlı toplumunun o zamanki durumunu okuyoruz.
Edebi olarak okuyucuyu ne kadar doyurur şüpheli ama dönemi anlamlandırmak isteyenler için eğlenceli bir okuma olacaktır.