·389 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2025 18:08 Efendimizin (sav) hayatı öyle bereketli ki insan defalarca siyer okusa, sohbetini dinlese ilk defa öğreniyormuş heyecanı ve hayreti hep hissedilen duygular oluyor. Gazveler veya Medine Şehir Devleti'nin kurulması gibi çetrefilli konulardan da bahsetmiyorum; 'O (sav) mescidden çıktı, O (sav) tebessüm etti' gibi herkesin mutat olarak yaptığı şeyler O'na (sav) nasıl da yakışıyor. En çok buralarda heyecanlanıyorum, sanki varlığını hissediyorum. "O'nun (sav) ahlakı Kur'an'dır" düsturu gereği siyer okudukça islami yaşayışı daha da benimsiyorum.
Kitaptan bahsetmek gerekirse...
Muhammed Yazıcı hocanın ihtisar ve tercüme ettiği İbn Hişam siyeri diğer siyer kaynaklarına göre avantajlı noktalar barındırıyor. Benim en çok sevdiğim nokta birçok ayetin nüzul sebebi ile siyeri paralel şekilde ilerletmesi. Kur'an mealini nüzul sebebini bilmeden okumak çoğu zaman yalın ve etkisiz gelir. Fakat o ayetin hangi olayın ardına indirildiğini bilmek ayeti zihnimizde ve gönlümüzde daha canlı tutar. İbn Hişam siyerinde de böyle birçok örnek vardı ve olayların ardından indirilen ayetleri de okumak hem sahabenin duygu durumunu anlamama daha çok yardımcı oldu hem de o ayetlerle daha çok bağ kurabildim.
Bu kaynaktaki bir diğer güzellik ise olayları çoğu zaman o olayın müşahidi sahabi ağzından aktarılması. Böylelikle daha canlı bir anlatımla sanki ağacın arkasından olanları izliyormuşum hissine kapıldım. Burada dikkate değer nokta, elbette ki sahabenin Efendimizin (sav) hayatına verdiği değer neticesinde bütün detaylarıyla olayı aktarmaları, sorular sorarak irdelemeleridir. Bazen umutsuzluğa düşeriz ve cennetteki yerimizden şüphe duyarız ya, 'sahabe cennetlikken biz hangi amelimize güveniyoruz' hayıflanmasına düşeriz. Fakat görüyoruz ki onlar da hataya düşüyorlar. Kitaptan bir örnekle destekleyeyim:
Halid b. Velid, Cezimeoğulları Seferi'nde halk Müslüman olup silah bırakmasına rağmen onların kılıçtan geçirilmelerini emrediyor. Efendimiz (sav) bunu öğrendiğinde ellerini semaya kaldırarak
'Allah'ım, Hâlid b. Velid'in yaptıklarından beriyim.' diyor.
Demem o ki, sahabi bile olsa herkes hataya düşer günah işler. Bu insan olmanın fıtratına işlenen bir özelliktir. Asıl bizi rızayı ilahiye ulaştıracak olan günahımıza karşı duyduğumuz derin pişmanlık ve tevbedeki ısrarımızdır.
Bu kitap ileri düzey siyer okuyucularına hitap etmeyecektir, zira yalnızca İbn İshak kaynaklı anlatılar olduğundan birçok nokta eksik sunulmuştur. Mesela beni en çok üzen Mus'ab b. Umeyr'e az yer verilmesi oldu. Bu güzide ismin meşakkatli hayatını okumak isterdim. Fakat zaten muhtasar bir eser olduğundan anlatılanlarla yetinmek gerekiyor.
Salat ve selam O'na, âline ve ashabına olsun.