Gönderi

Puan vermedi·520 syf.··
2024 1. kitabı
"Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Hepimizi düşündüren bu cümle ile başlıyor kitap. Kim bilir kaçımız ömrümüzün en mutlu anını yaşadık ama haberimiz yok diye düşünüyoruz. 1975 baharında Sibel ile nişanlanmak üzere olan Kemal'in bir çantacıda uzaktan akrabası Füsun ile karşılaşması ile başlıyor olaylar. 9 sene süren olaylar zincirini, Füsun'a olan aşkını keyifle okusam da en başından beri Sibel'e çok büyük haksızlıklar yapıldığı fikrindeyim. Kemalin aşkında sıkıntılar gördüğüm durumlar da oldu. Sanki aşk değil de ciddi anlamda Sibel'in de tanımıyla"hastalık" gibiydi. Füsun ise zaten ergenlikte başlayan bu aşkta sanki 9 yıl sonra da hala o ergenliğin etkisinde gibiydi. Yetişkin bir kadın olması, artık eski Füsun olmaması ama yaşadığı bütün buhranın ergenlikten gelmesi sanki psikolojik olarak sorunlu bir kişi izlenimi yarattı bende. Kitapta çok fazla tekrara düşülen yerler de vardı. Ama yine de elinizden bırakmak istemiyor ve bu aşkın sonunu görmek istiyorsunuz. Minicik bir detayın insanı ölüme sürükleyebileceğini hissediyorsunuz. Kitabın içinde tek girişlik bir müze bileti olması da bence harika bir olay. Ayrıca kitabın ilk cümlesi gibi son cümlesi de beni çok duygulandırdı. Kahramanın son sayfalarda "Allahaısmarladık" diyerek sözü yazarımız Orhan Pamuk'a bırakması ise gerçekten bir vedalaşma hissi yarattı. En kısa zamanda bu müzeye gidip ziyaret etmek zorunda hissediyorum kendimi. Nesnelerin enerjisi olduğuna çok inandığım için müze fikri aşkın somutlaştırılması için mükemmel olmuş diye düşünüyorum. Ve öyle plansız değil, yüzlerce müze gezerek büyük bir donanım ile açılmış. Eksiğiyle, rahatsız edici yanlarıyla, tutkusuyla, aşkıyla iyi ki yazılmış bu kitap. Keyifli okumalar.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.