Puan vermedi·864 syf.··
2025 35. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 10:24
“Unutmayı tercih ederdim ama unutamıyorum. Bir ses çatalının çıkardığı vızıltı gibi. Orada işte. Mütemadiyen benimle birlikte..” Roman, 13 yaşındaki Theo Decker’ın annesiyle gittiği Sanat Müzesi’ni ziyaretiyle başlıyor. O sırada yaşanan bir patlama, annesini kaybetmesine neden oluyor ve bu andan itibaren Theo’nun hayatını tamamen değiştiriyor. Enkazdan kurtulduğunda, elinde 1654 tarihli ünlü “Saka Kuşu” tablosu kalıyor. Theo’nun hayatı boyunca taşıyacağı hem bir sır, hem bir yük, hem de umudun tek somut sembolü. Bu saka kuşu tablosu, sadece bir sanat eseri değil; Theo için çocukluğunun, masumiyetinin ve kaybettiği annesinin simgesi haline geliyor. Ama aynı zamanda onun suçluluk duygusunun da zinciri. Kitap boyunca Theo tıpkı o kuş gibi; güzel bir dünyaya ait, ama hep bir yere bağlı, hep bir şeylere mahkûm kalıyor. Theo’nun hatalarıyla, yalanlarıyla, korkularıyla yüzleşiyorsunuz. Donna Tartt, hikâyeyi öyle bir anlatmış ki sanat, suç, kayıp, bağımlılık ve kimlik arayışını ince ince işlemiş. Bazı sayfalar insanı boğacak kadar ağır uzun kalmış, özellikle kitabın ortalarını gereksiz uzatılmış buldum. bazıları ise öyle şiirsel ki, satırların altını çize çize okuyorsunuz. Genel olarak bakıldığında beğendiğim bir kitap oldu. birde aynı isimli filmi mevcut. ilk fırsatta izleyeceğim. 🪽
1000Kitap
Saka KuşuDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 2016807 okunma
·
136 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.