Gönderi

8/10
·416 syf.··
2025 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2025 15:23
Kitabın detaylı yorumunu yapmadan önce belirtmek istediğim birkaç şey var: Yazarın youtube kanalını yeni keşfettim, kendisine düşünceleri ve bakış açısı sebebiyle çabucak ısınmam sonucunda merakla kitabını okumaya başladım. Hiç yalan söyleyemeyeceğim, bu kitap hem bir okuyucu olarak hem de yazar olmak isteyen birisi olarak yaralarımı fazlasıyla sardı, yine objektif olmaya çalışacağım ama bunu baştan belirtmek istedim. Mesleki sınavlardan yanık kafam bir yana, içinde bulunduğum dönem sebebiyle ilgilenemediğim kurgum da bir yandan beynimi adeta yakıyordu. Bir okuyucu olarak böyle güzel bir evrende kafa dağıtmaktan daha fazlasını isteyemezdim. Yazar olmak konusunda da; yaşımızın yakınlığı, düşüncelerimizin benzerliği ve yazarın ilk kitabı olmasını göz önünde tuttuğumda bana gerçekten iyi geldi, kendimi yüksek standartlar ve beklentiler altında eziyordum ve bazen bu yaratma isteğinin fazla komplike bir noktaya evrildiği oluyordu. Bu kitabın içerdiği huzurlu serüven bir yana tertemiz yazılmış olması bana ne istediğimi hatırlattı. Bu yüzden kitabın yazarı Damla'ya teşekkür ederim, hayatımın bu daraltı döneminde iyi ki yollarımız kesişmiş. Şimdi yoruma geçiyorum, önce olumlu sonra olumsuz bulduğum noktaları sıralayacağım: -Kitabın fantastik türüne öncelik verilmiş olmasını sevdim. Bence Türk yazarlar genelde romantizmi öne alıp fantastik temaları arkaplana atıyor, tiyatro salonlarındaki gibi mukavvadan ortam olsun diye koyuyor. Fantastik dünyası ve arkadaşlık teması daha önde tutulmuş, romantizm subplot olarak akıyor gibi geldi bana, tam da bu yüzden çok keyif aldım. -Dünyasını çok sevdim. Bunu biraz açmam gerekecek: Sert veya yumuşak bilim kurgu ayrımı fantastik kurgular için de geçerli mi hiç bilmiyorum ama bu kitap kesinlikle yumuşak türden. Ağır fantastik evrenler seven birisini kesinlikle tatmin etmeyecektir, yani yine tam bana göre oluyor bu durumda. Evrenin hafifliği, takip etmesini ve içine girmesini kolaylaştırıyor fikrimce. Ayrıca şu alma verme dengesinin korunması olayını çok sevdim, evrene aşırı dini öğe olarak değil de daha doğa/mother nature teması olarak yedirilmiş ve çok hoşuma gitti. Her şeyin bedeli olması benim için bu kitabı hatırlanabilir kıldı. -Kış teması hissediliyor, sırf serüven olarak verdiği zevk için kitabın ilk yarısını tekrar okurdum. -Yazımı çok temizdi bence, soruların çoğu cevaplandı cevaplanmayanlar da ikinci kitaba kaldı. Her bir nesne bir yerde karşımıza çıktı, her öğrendiğimiz bilgi bir noktada işimize yaradı. Yazar cidden her bir cümleyi özenerek yazmış, her satırda o kontrol etme hissini sezdim. Öylesine araya atılmış cümlelerden kesinlikle oluşmuyor. Şimdi olumsuzlara geleceğim: -Yazara cidden çok içten bir şekilde söylemek istiyorum bunu: Lütfen daha uzun serüvenler yaz. Kitabın ilk yarısındaki keyfi ikinci kısımda çok aradım. Daha uzun bir serüven, daha çok alt olay örgüsü, daha değişik mekanlar (örneğin gittikleri yerler hep şehir kasaba türü medeniyetin bulunduğu yerlerdi, eski yıkıntılar ya da mağaralar ya da sonlarda bahsedilen bataklık türü daha farklı yerler ilginç olabilirdi) görmek isterdim. Hem dünyanın genişlemesini, hem karakterlerin daha çok vakit geçirmesini isterdim. Zorlu iklim, bu dörtlü, daha uzun görevler içeren bir serüven... Lütfen aklında başka seriler yazma fikri varsa bunu bir düşün. -Gerçekçiliği yüksek, aksiyon az. Bu kişiden kişiye değişebilir ama benim için olumsuz noktada. Kitaptaki aksiyon sahnelerinden gördüğüm kadarıyla karakterler şu anda zayıf konumdalardı gerçekten, yaralanmalar vs gerçeğe yakın tutulmuştu. Risk almıyorlar çünkü harbi ölürler galiba düşüncesini yedirdi bu realizm bana. Ama bu tarz kurgularda, özellikle büyüleri varken, karakterler yine biraz daha gerçek dünyaya kıyasla dayanıklı ve güçlü tutulabilir ve aksiyon sahneleri çoğaltılabilirmiş. Fey ve insan farkları daha belirgin tutulabilirmiş. Nos'u başka bir darka ile büyü savaşında görmeyi, büyülerinin renklerinden ve ışık kırılmalarından oluşacak o savaş ortamını görmeyi isterdim. Marlo'nun gücü daha savunma bazlı olsa da aksiyon sahnelerinde bunu akıllıca kullandığı yerleri görmeyi isterdim. Bu madde yukarıda söylediğim şeye de çıkıyor bence, mağara veya yıkıntı gibi yerlere gitseler çok zorlanacaklarından medeniyetin olduğu yerler tercih edilmiş. Potansiyelinin tamamı kullanılmamış diye düşünüyorum. -Karakterleri çok sevdim ancak daha yavaş açılmalarını isterdim. Gittikleri yerlerde öyle şeyler olsun ki, açılmak zorunda kalsınlar mesela... Beni çok rahatsız etmedi ancak diğer yorumlarda da ilişkilerinin çabuk geliştiğinden, yardım etme motivasyonlarının zayıflığından bahsedilmiş. Bu bence yine dediğim şeye çıkıyor, daha uzun bir serüvene ihtiyacımız vardı ki bunların gelişecek vakti olsun. Marlo ve Zaina favorim oldu bu arada. -Zaman zaman bazı yerlerde cümle yapısında kafam karıştı. Geçmiş zaman mı şimdiki zaman mı gibisinden arada beynimin takıldığı oldu ancak o benim yorgunluğumdan da olabilir diye çok üstünde durmamıştım. Birkaç yorumda daha görünce eklemek istedim. Nadiren de olsa bazı noktalarda zaman yüzünden cümlede takılmalar ve akıcılığın kesilmesi mevzuları oldu bende. Onun haricinde dediğim gibi, TERTEMİZ. Devam kitaplarının daha iyi olacağına inancım tam, kitabın başından sonuna doğru da bence yazım konusunda bir gelişme var. İlk kitap olarak derli toplu bir kitap, zevkinize bağlı olmakla birlikte yüksek beklentilere de düşük beklentilere de gerek yok. İkinciyi de aldım, çok heyecanlıyım. Ayrıca sevgili Damla, bunu görürsen cevap verir misin lütfen, ilk kitabın kutulu setindeki yarı şeffaf ayracı kime çizdirdiniz? Normalde çizim tarzlarını hiç beğenmiyorum bu kitaplardaki ama her kim çizdiyse fena pişirmiş, dijital çizer olarak takibe almak istiyorum o sanatçıyı. Teşekkürler
Edebiyat & Roman
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,665 okunma
·
153 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.