Duyguları Bastırmak Değil, Yönetmek
10/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2025 148. kitabı
Hayatın gürültüsü, bazen insanın kendi sesini bile bastırır. Şehirlerin uğultusu, ekranların parıltısı, zamanın hızla akışı… Tüm bunların ortasında Schmid’in anlattığı sakinlik, yalnızca sessizlik değil, bir varoluş biçimidir. O, sakin olmayı pasiflik ya da hayattan el çekmek olarak değil; her şeyin ortasında, kendini kaybetmeden durabilme sanatı olarak tanımlar. Sakinlik, dışarıdaki fırtınayı susturmak değil, içimizdeki fırtınayı dinginleştirmektir. Çünkü insan, dışarıyı her zaman kontrol edemez; ama kendi içinde bir denge kurabilir. Schmid, bu dengeyi bulmanın; farkındalık, kabul ve sabırla mümkün olduğunu söyler. Hayat bazen zor, bazen acımasızdır, fakat ona karşı en büyük güç, öfkeyle değil, dinginlikle karşı durmaktır. Kitapta, sakinliğin kökleri hem felsefede hem de günlük yaşamın küçük anlarında aranır. Bir sabah kahvesinde, yağmurun cama vuruşunda, dostlarla edilen kısa bir sohbette… Sakinlik, yalnızca büyük karar anlarında değil, sıradan günlerin arasında da beslenir. Schmid, okuyucuya sürekli olarak şunu hatırlatır: Sakin olmak, duyguları yok etmek değil, onları yönetmektir. Korkuyu, öfkeyi, üzüntüyü yok saymak değil; onları anlamak, kabullenmek ve içimizde bir yere oturtmaktır. Böylece insan, hayatın ağırlığını omzunda taşısa bile altında ezilmez. Ve belki de en önemli mesaj şudur Sakinlik, bir hedef değil, bir yolculuktur. İnsan her an yeniden sarsılabilir, yeniden öfkelenebilir. Mesele, bu anların farkına varıp tekrar dengeye dönmektir. Tıpkı bir nehrin taşsa bile sonunda yatağına dönmesi gibi…
İnsan ve Duygular
Sakin OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınları · 20231,581 okunma
·
340 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.