İnsancıklar
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Beni altüst eden bir yoksunluk hikâyesi değil sadece; aynı zamanda bir iç döküş, bir çaresizlik manifestosu gibi geldi. Makar’ın kalemiyle yazılan her mektup, gözümde kâğıttan değil derin bir yalnızlıktan yapılmış gibiydi. Kitabı okurken satırlardan çok sessizliklerini, söylenmeyenleri duydum. Yoksulluk burada bir durum değil, karakterlerin tüm benliğini saran bir hal olmuş. Maddi imkânsızlıklarla boğuşan bu insanların, duygusal olarak da nasıl kuruduklarını, nasıl küçüldüklerini görmek içimi acıttı. Özellikle Makar’ın Varenka’ya olan şefkati; saf, karşılıksız ve yıkıcı bir bağlılık bir beni boğmadı değil. Onun her kelimesinde bir özür, bir boyun eğiş var bana yeterli artık dedirtti. Dostoyevski burada yalnızca karakter yaratmamış, insanın var oluşuna dair ağır bir portre çizmiş. İnsanın, sevilmeyi hak ettiğine inanması bile büyük bir devrimken, bu romandaki karakterler sevgiye değil, yalnızca acıya alışmış gibi geldi bana. Bitirdiğimde yalnızca bir roman değil, bir insanlık hâli okumuş gibi hissettim. Bitince bir süre susup sadece düşündüm bence okuması zevkliydi; bu mektup sevdiğim için de olabilir.
1000Kitap
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202377bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.