·256 syf.····Okunma: 14 Ağustos 2025 20:13 Sırça Fanus benim adıma okumakta son derece zorlandığım bir roman oldu. Bunun sebebi romanın dili, konusu veya anlatımı değil, Sylvia'ya karşı hissettiğim empatinin ağır basması ve sonunun nereye gideceğini bilmemdi. Sonunun kötü biteceğini ve beni üzeceğini bildiğim bir hikayeyi dinliyormuşum gibi bir histi. Yazarının kitabı yayınladıktan sadece haftalar sonra canına kıydığını bilmek ve geriye kendinden bu yolda yaşadığı deneyimleri anlatması bir nevi onun yardım çığlıklarını elimden hiçbir şey gelmeden tanık olmak gibiydi. Virginia okurken her ne kadar düşüncelerine katılsam ve takdir etsem de bana hep çok uzak bir insan gibi hissettirmişti, sanki ne kadar çabalarsam çabalayayım onun zihnini anlayamazmışım, farklı dünyalarda yaşıyormuşuz, o insansa ben marslıymışım gibi hissettiriyordu. Woolf'un yazıları bir insan elinden çıkamayacak kadar özenli ve 7/24 çalışan gelişmiş bir zihnin eserleri gibiydi. Fakat Sylvia yoldan geçen herhangi bir genç kız oldu gözümde, senden benden biriydi. Mental olarak çokta sağlıklı bir dönemden geçtiğimi düşünmüyorum, belki üzerimdeki etkisini arttıran bir diğer faktör budur ama ben beklediğimden çok daha fazla beğendim. Romanda göz önüne serdiği anne-kız ilişkisi, toplumsal baskılar, kadının toplumda önceden çizilmiş yolu, aileden ayrı bir birey olma çabası ve mental çöküş süreci beni her şeyiyle çok etkiledi.