·248 syf.····Okunma: 15 Ağustos 2025 14:33 “Kadınlar her zaman var olmuşlardı: İblislerle birlikte, ayrı bir tür olarak yaşamışlardı. Ama oyun arkadaşları istemişlerdi: iblisler de kadınlarla birlikte erkekleri yaratmışlardı.”
Kan Kitapları serisinin ikinci kitabı her kitapta birbirinden bağımsız öykü bulunuyor bu kitapta 5 öykü vardı hepsi birbirinden güzeldi Clive Barker okumak beni tuhaf hissettiriyor çünkü içimde var olan o karanlığı uyandırdığını düşünüyorum en az Lovecraft kadar başarılı bir yazar kendisi okurken tüm tabularınızı yıkıyor normal olmayan şeyleri normalmiş gibi hissettiriyor bana kitaplarında olan dini göndermeler olsun veya topluma dair yaptığı çıkarımlar olsun insanın ruhundaki o karanlık tarafını yavaş bir şekilde uyandırmakta
İlk öykü Korku: insanın korkuları ve dehşetleri ile ilgilenen bir filozofun arkadaşları üzerinde yaptığı deneyimleri okuyoruz.
İkinci öykümüz Cehennem Koşusu: ünlü koşucular tarafından yapılan bir yardım etkinliğini okuyoruz fakat hikaye bu kadar masum değil bu koşunun arka planında daha farklı olaylar dönmekte cehennemde olan iblislerle anlaşmaya yapan bir adamı okuyoruz.
Üçüncü öykü Jacqueline Ess: kitapta olan favorilerimden birisi oldu başarısız bir intihar deneyiminden sonra güçlü bir telekinezi yeteneğine sahip olan kadını okuyoruz bu öykü bana Carrie kitabını hatırlattı.
Dördüncü öykü Babaların Derileri: bu öyküde kitapta olan favori öyküm oldu çölde arabası bozulan Davidson çölde cehennemden gelen iblislerin olduğunu görür ve bu iblisler taşra mahallesine ulaşır.
Beşinci ve son öykü Morgue Sokağında Yeni Cinayetler: öykü Poe öyküsünün devamı gibi fakat pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim Poe üzerine bir ekleme olmuş gibi biraz zorlama duruyor bu öykü hariç kitapta var olan bütün öyküleri büyük heyecanla okudum.