·144 syf.····Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00 “Günlerden bir gün anneannem yürüyemez oldu. İşte o gün ö*ldü” diye başlıyor kitabına yazar. Anneannesine ‘Mormor’ dermiş. Mormor’ u bir süre daha yaşamış elbette ama yürüyememenin sağlığına ne denli zarar verdiğini de anlatmış ilk satırında.
Yazar Erling Kagge, yürümeyi iç sessizlik olarak tanımlıyor. Yürüyerek her şeyi çözdüğünü söylüyor. Kafasındaki karmaşadan uzaklaştığını, farkındalığının arttığını belirtiyor. Elbette yaratıcılığa da değiniyor. Milan Kundera’ nın Yavaşlık adlı romanından da alıntı yapıyor. “ Yavaşlık ile hatırlama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır” demiş Kundera. Erling Kagge’ de “ Seri adımlarla yürüdüğümde pek çok duyguyla aramda mesafe oluşuyor sanki, yavaşladığımdaysa geri dönüp yaklaşıyorlar”.
Yürüyerek her şeyi çözebilmiş de, aşk acısını çözememiş yazar. Unutamamış, geçmişi silememiş kafasından. Yürüyerek uzaklaşamamış.
Elbet kitabın ana teması bu değil. Yürümenin tarihini, psikolojisini, felsefesini hatta formülünü çıkarmış. Yani bu kitabı okuduğunuzda kendinizi sokaklara atmazsanız, yeterince iyi okumamışsınız demektir :)
Kitaba dair notlarım ise şöyle;
141 sayfa
Bilimsel kaynaklardan ve yazarlardan alıntılar yapılmış.
Sade ve akıcı bir dili var. Ayrıca hissettiklerini yazdığı için çok samimi olmuş. O duygular geçiyor okuyucuya.
Yürüme eylemine hiç bu gözle bakmamıştım. Şimdi daha yakın gelmeye başladı bana.
Kitaplardan alıntılar da olduğu için, merak edip listeme eklediğim kitaplar oldu.
Çokça alıntı yapılabilir bu kitaptan ama birini aşağıya iliştiriyorum.
“Tek bir yol var. Kendi yolun, yürüdükçe yarattığın yol, daha önce arşınladığın yolların izinde yürüsen bile. Her zaman geri dönebilirsin, günün her dakikasında. Ama dönüş yolu farklı olacaktır”.