“Ey sevgi, neden böyle serseri bir gecede geldin evime? Bir nefesin bile, kelebek gibi tenimden geçebileceğini öğrettin, öyleyse götür sözlerimi sevgiliye: Seni hep seveceğim!”
Dün sabah evden çıkmadan önce alelacele bir-iki fotoğraf çektim. Hiç birinde kitap ismi tam çıkmamış. Üstelik de rujum, açık ara farkla kırmızı kontenjanından faydalanıp ipi göğüslemeyi başarmış :) Ancak pek tabii bu postun konusu, elimdeki Yekta Kopan’ ın Kediler Güzel Uyanır isimli kitabı.
İçerisinde yine birbirinden güzel hikayeler var. Biraz buğulu, çokça duygulu. Fakat asıl güzel tarafı var ki , o da çok zekice tasarlanmış olduğu. Tasarlanmış diyorum çünkü ben kelimelerle bu kadar güzel oynandığını bu kitapta gördüm.
Örneğin ‘Geometri’ hikayesinde tüm kelimeler G harfi ile başlıyor. ‘Hayır!’ İsimli hikayesinde tek kelimelik cümlelerle anlatılmış bir hikaye.
Fakat Matruşka. En çok onu sevdim. Aynı hikaye dört bölümden oluşuyor. Her bölüm, matruşka gibi içini açtıkça küçülüyor. Her bölümde kelimeler azalıyor. Ve dördüncüsünde sadece iki kelime kalıyor.
Aşk, ayrılık, özlem ne arasan var bu kitapta. Zaten raflarda gezinirken ismini görünce almaktan asla geri duramadığım bir kitaptı. Çünkü kediler gerçekten güzel uyanır
.