Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 16 Ağustos 2025 01:08 Faruk Duman, Ardahan’ın serin rüzgârını, taşra gecelerinin sessizliğini cebinde taşıyan bir anlatıcı. Ankara’da aldığı kütüphanecilik eğitimi, ona yalnızca kitapların düzenini değil, kelimelerin raflardaki kokusunu da öğretti. Yıllar boyu editörlük masasında eğildiği her satır, onun yazarlığında ayrı bir ince işçiliğe dönüştü. Cümleleri acele etmez; bir nehir gibi ağır ağır kıvrılır, ama vardığı yerde okurun içine derin bir iz bırakır. O, hikâyeyi toprağa gömen, sabırla sulayıp masal çiçekleri açtıran bir usta.
Kargasabunu’nda Duman, masalı vitrinden indirip sobanın yanına, suyun sesine, hayvan nefesinin sıcaklığına bırakıyor. On öyküden oluşan bu kitap, halk anlatılarının saklı damarlarından alınmış suyla yoğrulmuş; el değdikçe koyulaşan, dilin köklerindeki pası kazıyan bir hamur. Kimi zaman tılsımlı bir yorganın altından gelen uğultu, kimi zaman Zümrüdüanka’nın kanadındaki mavi, kimi zaman da Nuh’un kıyıya vurmuş ahşap kokusu.
Burada masal “çocukluk”la sınırlı değil; bilakis, çocuğun gözünden bakan yetişkinin karanlığıyla besleniyor. Hortlaklar, periler, kargalar hepsi insanın içine sinmiş o eski korkularla yan yana duruyor. Duman’ın betimlemeleri, okuyucunun gözünü kamaştıran bir estetik değil; tersine, karanlıkta biçimlenen bir görme biçimi. Cümlelerin ritmi, yüksek sesle okunduğunda taşra gecesinin uğultusuna, kuş ötüşlerinin kırık yankısına karışıyor.
Kargasabunu, sadece yeniden yazılmış on masal”değil; Anadolu’nun sözlü kültür arşivinden çıkarılmış, doğa ve insanın birlikte kurduğu bir ahit defteri. Burada dil, bir editör titizliğiyle değil, bir bahçıvan sabrıyla işlenmiş; kelimeler tırnakla değil, toprağa batırılmış elin hafızasıyla seçilmiş. Duman, hikâyeyi yalnızca anlatmıyor; hikâyeyi doğanın nabzına bağlayarak yeniden yaşatıyor.
Ve belki de en iddialısı: Bu öykülerdeki masalsılık, okuru uyuşturmuyor; tam tersine, hikâyeye karşı uyanık tutuyor. Çünkü Duman’ın masalı, kuşaktan kuşağa geçen bir nesne değil; her okunduğunda yeniden doğan, yeniden soluklanan bir varlık. Kargasabunu, bugünün okuruna “dinlemek”fiilini hatırlatıyor hem dili hem de dünyayı.