Puan vermedi·139 syf.··
2025 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 09:21
Yazarın işidir merceği eline alıp okura bambaşka bir odak noktası sunmak. Saramago okuduğum tüm eserilerde bunu yapıyor. Bambaşka gerçekliklere kapı aralayıp, insana hiç aklına gelmeyecek şeyleri düşündürüyor. Jose Saramago Büyülü Gerçekçilik sularında gezen bir yazar. Ayrıca alegorik roman türünün başarılı temsilcilerinden biri. Mesela koca bir şehri saran bulaşıcı bir körlük hastalığı, bilinmeyen bir adayı arayan gezginler, ölüm denen olgunun bir şehri terkedip gitmesi ve kimsenin artık ölmemesi, başını alıp okyanusa bir gemi gibi açılan ülkeler vs. İnsanın hem aklıyla hem ayarlarıyla bir güzel oynayan temalara; din, politika ve toplumsal düzen eleştirisinden de biraz biraz katıp, mevzuları gözümüzün önünde hallaç pamuğu gibi atıyor. İmreniyorum doğrusu. Bir yazar aklını zırh gibi kuşanıp, kalemini bir kılıç gibi bileyip, böylesi bir cesaretle savaş açabiliyorsa insanlığı eskiten ama kendisi hiç eskimeyen böylesi mevzulara, içindeki bilinmez yolları yürümüş, gediklerini kapatmış, artık dışarı açılabiliyor demektir. Öyle ya, bazılarımız içimizdeki savaşlardan galip çıkabilme kudretine bile sahip değilizdir. Neyse lafı yine uzattım, kitaba geleyim. Bu eser mini bir peygamberler tarihi kitabı gibi aslında. Kabil, bildiğimiz Kabil, Adem ile Havva’nın oğlu. Hikaye Adem ile Havva’nın yasak meyveyi yedikleri için cennetten kovulmaları ile başlıyor. Dünyaya gönderilen Adem ve Havva yeni yaşamlarına uyum sağlamaya çalışıyorlar ve bir sürü de çocukları oluyor.bunlardan Kabil bir gün öz kardeşi Habil’i öldürüyor ve tanrı tarafından lanetleniyor alnının ortasında siyah bir leke beliriyor. Sonrasında Kabil bir yolculuğa çıkıyor. Biz de onunla birlikte Eski Ahitte ve aynı şekilde Kuran’da yer alan Peygamberlere dair bir çok hikayenin içine sürükleniyoruz. Nuh’un gemisinden Lut Kavmine, İbrahimin putları kırmasından, İsmailin Kurban edilişine kadar bir çok hadiseye Kabil ile birlikte tanıklık ediyoruz. Lakin Kabil burda başı yerde, mahçup bir katil değil de, her şeyi sorgulayıp ölçüp tartan bir filozof gibi. Saramago, elinde fener, dini anlatılarda gelmiş geçmiş tüm katillerin günahı ona yazılacak diye betimlenen o kötü evladın rehberliğinde; asırlardır değişmeden gözümüzün önünde duran, fakat kimsenin sorgulamaya cesaret edemediği meselelere ışık tutuyor. Düşündürücü bir anlatı. Sevdim. Lakin tavsiye ediyor muyum? Bilmiyorum. Açıkcası sizi böylesi bir dünyanın içine sürükleme konusunda yazar kadar cesur değilim. Ama kendi adıma çok mutluyum. Saramago’nun dünyasında bir parca daha yol aldım, birazcık daha ileri taşıdım kendimi, aferin bana. Diyeceklerim bu kadar.
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
·
157 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.