Kalın kitap okumaktan gözüm korkar normalde, hem de Rus edebiyatı olunca biraz fazla büyütmüşüm gözümde. O kadar keyifle okudum ki, keşke daha evvel okusaydım dedim gerçekten.
Oblomov tembel bir karakter, aynı zamanda saf ve masum da. Ailesinden de alıştığı üzere tembel büyümüş ve kararlarını uygulayamaz, tek başına çorabını terliğini bile giyemez. Etrafında uşaklar, hizmetçiler olan karakterimiz yedisinde neyse yetmişinde de öyle. Oblomov değişmek için çabalıyor fakat benliğinden kolayca vazgeçebilmesi pek mümkün olmuyor. Çabası ise sadece düşüncede kalıyor.
Tembelliği yüzünden ise yakınları, arkadaşları ile olan tartışmalarını okuyoruz kitapta. Ştolts ile olan tartışmalarında ise her iki tarafın da haklı olduğu yerler olduğunu gördüm ve zıt olan bu iki karakterin böylesine yakın dost olması beni şaşırttı. Yazar güzel bir tablo oluşturmuş.
Yazar bazı acı gerçekleri yüzümüze vururken bir taraftan da toplumdaki ilişkileri değerlendirmiş.
Yazıldığı dönemde büyük ilgi uyandırmış ve tarihe 'Oblomovluk' adıyla özdeşleşmiş bir insanlık durumu kazandırmıştır.
Akıcı, sürükleyici, sorgulatan bu eseri okumanızı tavsiye ederim.