Gönderi

Puan vermedi·404 syf.··
2025 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 19:33
Her kitap, kapısını araladığımızda bizi başka diyarlara çağırır. Yüzüncü Ad ise beni Doğu’nun kıyılarına, Cübeyl’e götürdü. Eski kitapların tozlu kokusu arasında, son Cenevizlilerden Baldassare Embriaco’nun dükkânında buldum kendimi. Sayfalar açıldıkça takvim 1665’i gösterdi ve uğursuz bir haber kulağıma çalındı: 1666, “Canavar Yılı” olacaktı. Dünya, yok oluşun eşiğinde titriyordu. Bu korkunun gölgesinde, gizemli bir kitap tüm umutların merkezine yerleşti: Mazandarani’nin Yüzüncü Adı. Kur’an’daki doksan dokuz ismin ötesinde gizlenen yüzüncü adın, felaketi savuşturacak tek sır olduğu söyleniyordu. Baldassare, elinden çıkardığı bu kitabın ardından pişmanlıkla yollara düştü; yanında yeğenleri, yardımcısı ve kısa süre sonra aramıza katılan dul Marta ile. Yolculuk uzun, yollar zahmetliydi. Konstantinopolis’in dar sokaklarında yankılanan ayak seslerimiz İzmir’in tuzlu rüzgârına, Sakız Adası’nın esintisine, Cenova’nın kalabalığına, Amsterdam’ın ticaret kokan pazarlarına, Londra’nın ağır sisine karıştı. Her durakta biraz altın eridi, biraz umut soldu, biraz da kalplerimizin gizli defteri açıldı. Marta’nın terk edilmiş bir kocadan aldığı imza bile, çil çil altınlara mal oldu. Peki, bütün bu bedellerin sonunda yüzüncü adı gerçekten bulduk mu? İşte o sorunun cevabı, sayfaların ardında saklı kaldı. Amin Maalouf, tarihin puslu havasını, kültürlerin zenginliğini ve insanın içindeki o bitmeyen arayışı öyle ince bir dille harmanlıyor ki… Kitabı kapattığımda sanki uzak diyarlardan dönmüş bir yolcunun yorgunluğu çöktü içime, ama yanında tatlı bir huzur da getirdi. Bu yolculuğa çıkmaya cesareti olan herkese tavsiye ediyorum.
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.