·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ağustos 2024 00:00 Mahkeme önünde sözlerini dile getiren Sokrates, kendisine sunulan seçeneklerden sürgünü ya da felsefeden uzak, sessiz bir yaşamı kabul etmez; çünkü bu, onun inandığı değerlere ve bütün bir yaşamını adadığı sorgulayıcı tavra ihanet olurdu. Başlangıçta idam edilmesi değil, yalnızca susturulması beklenen filozof, bağışlanma dilemek yerine hakikati savunmayı tercih ederek, kalabalıkların hoşnutsuzluğuna rağmen ilkelerinden ödün vermez. Ölümü göze alışı, aslında yaşamın anlamını özgür düşüncede aramasının en güçlü kanıtıdır. Ve en dokunaklı olan ise, son anında bile dostu Kriton’a Asklepios’a adanacak horoz borcunu hatırlatmasıdır; bu küçük ayrıntı, Sokrates’in büyük fikirlerin yanında en basit sorumluluklara dahi sadık kalarak ölüme yürüdüğünü gösterir.