·524 syf.····Okunma: 17 Ağustos 2025 20:00 Uzun zamandır merakla okumayı beklediğim bir kitaptı. Fakat okumaya başladığımda, özellikle 70’li sayfalardan sonra elimden bırakmak istedim. Bu bende çok nadir olur çünkü bir kitabı yarım bırakmayı sevmem. Yine de bir an önce bitsin diye hızlıca devam ettim.
Bırakmak istememin en büyük sebebi, ana karaktere duyduğum yoğun öfkeydi. Kemal’in anlatımlarına tahammül edemedim; cinselliği bu kadar ayrıntılı ve betimleyici şekilde işlemesi beni rahatsız etti. Daha da kötüsü, nişanlısını aldatıp başka bir kadınla yaşadığı ilişkiyi aşk diye yüceltmesi içimi kaldırdı. Bu bencilliğiyle hem nişanlısına hem Füsun’a büyük zarar verdi ve onların hayatlarını da mutsuzluğa sürükledi.Sonraki bölümlerde gerçekten aşkının peşinden yıllarca koştuğunu görsek de ben bir türlü onu affedemedim.
Dikkatimi çeken bir başka nokta da Füsun’un iç dünyasının neredeyse hiç yansıtılmamış olması. Kemal onun güzelliğinden, dış görünüşünden sürekli bahsediyor ama Füsun’un hayalleri, düşünceleri, ruh hali hiç yansıtılmamış gibi. Kadın sadece bir “güzellik objesi” olarak var. Bu durum beni üzdü çünkü kadınların gerçekliği, yalnızca başkalarının bakışında eriyip gitmemeli.
Buna rağmen kitabın akıcı bir dile sahip olduğunu söylemeliyim. Ayrıca eserin gerçekte bir müzeyle bütünleşmesi , son derece yaratıcı bir fikir. Bu yönüyle okurları etkilediğini düşünüyorum ama benim aşk tanımıma kesinlikle uymuyor ne diyelim Allah Kemal gibilerden uzak etsin :)