El insaf be yazarım
Böyle de biter mi? Şimdi Mir misali son sayfalardan dolayı sarhoş misali bir haldeyim.
Bu ikilinin arasındaki o çekim o uyum o anlaşma birbirini anlama
Dışarıya karşı kaplan Şifa'ya karşı tam olarak kedi
Bu kitapta Şifa'ya o kadar çok üzüldüm ki... Bir yerden sonra ben bile dedim; bunlar hep mi kaçacak? O da yetmezmiş gibi bir de her şeyin yalan olması yalan çıkması. Zaten sözde ablası olan o Seda 'dan hep bir şüphem vardı.
İlk kitapta Mir' in teyzesinin yanından ayrıldıktan sonra kendilerine kalacak yer bulmaları gerekmişti. Hatta örgütten yakaladıkları biri sorgu esnasında aslında Şifa'nın onlardan olduğunu söyleyerek delil niteliğinde fotoğraflar bile sundu. Ama tabi Mir Aslan, buna inanır mı?
Aldı Şifa'sını tuttu evini. Ama tabi onları bulmaları da çok uzun sürmedi. Yaşadıkları yer ifşa olunca da Mir Aslan, gitmem dediği adım atmam dediği yere baba toprağına yani Nevşehir'e geri döndü. Hemde dedesi Hasan Türkoğlu'ndan soyadını bile kaybetme pahasına ondan Şifa'yı korumasını istedi.
Dede ve torunun arasında yılların sancısı var. Buraları okumanız daha iyi olur. Ama ki Mir'e baban gibi sende böylece mi getiriyorsun diye bir ithafta bulununca Mir delirdi. Hasan dede, aslında örf ve adetlerine yörelerine tam anlamıyla bağlı ve bu minvalde yaşayan biri. Hasan dede sayesinde de artık Şifa bir Türkoğlu
O zenginlik o soy karşısında bende Şifa gibi kala kaldım.
Ayrıca öyle bir detay vardı ki içim gitti
Dedesinin konağının bahçesinde bir ev vardı ama inşaatı ne yazık ki birazcık yarım kalan
O ev artık bizim çocukların
Bence bu kadar bu detay yeter yoksa kitabı anlatmış olacağım.
Ahh bir de Esengül ve Alper
Umarım devam kitabımızda size mutlu son yazmıştır canım yazarım
Buna çokça ihtiyacım var.
Bir de ilk kitaptan beri adı gibi Melek olan bir ablamız var çok seviyorum onu, ayrıca canım teyzemin adı da Melek
Ben devam kitabına kavuşmayı iple çekiyorum. Umarım özellikle de bu sondan sonra üçüncü kitap çok yakındır.