𝗠𝗜̇𝗥 𝗹𝗹
Herkese merhabalar...
Çok ama çok severek okuduğum devamını deli gibi merak ettiğim bir kitap ile geldim.
Evet ilk kitapta da iki gelsin demiştim ama şimdi üç bir an önce gelsin diyorum.
Ahh o nasıl sonlar öyle kalıyoruz gözümüz yaşlı yaşlı.
Yine aktı gitti sayfalar ve yine bizi bizden aldı o güzel satırlar.
Hümeyra kalemi öyle güzel aşkı saf, çıkarsız ve kalbe işler şekilde yazıyor ki her duyguyu sonuna kadar alıyorsunuz.
Aşkı, özlemi, hasreti, kırgınlığı, kızgınlığı, intikamı, acıyı, mutluluğu, öfkeyi bir bir seriyor yaraları içimize içimize işliyor ve karakterleri de ölümsüz kılıyor.
Ne yazarsa da büyük bir keyifle okutuyor.
Ve okurken şunu da demeden edemiyorum keşke kitap içinde olsam o yaşanılan ortamda olsam. (eee tabi iyilerin yanında yer almak isterim.)
Dikkat Spoiler İçerebilir ( üzgün değilim )
Şifa Sürmeli ve Mir Aslan Türkoğlu
Ayy pardon artık Şifa da bir Türkoğlu...
Şifa Affan El Musavaf'dan kaçarken sığınmıştı Türk askerine.
O asker ki sözü silah, bakışları kalkan, varlığı ile güven veren Mir Aslan.
İkili birbirini görür görmez de bir sis perdesi aralanır.
Daha küçükken yolları kesişen kaderleri bir yazılan bu ikili zaman içinde de bunu daha da iyi anlarlar.
Mir ahh Mir onun çocukluk yaralarını görmemek ise imkansız o küçücük yaşında sırtladığı o yükler ve dik duruş büyümüş de küçülmüş haller.
Yıllar sonra ise onu istemeyen dedesinin yanına gider.
Çünkü ondan başkasına güvenemez.
Şifa için o kapıyı tekrar açar.
Yaşadığı o kötü günlere şimdi Şifa ile yeni ve de mutlu anılar biriktirme zamanıdır.
Veeee tabi ki düğün dernek zamanıdır.
Mir Aslan daha fazla Şifa sız kalmak istemez ve konakta güzel bir telaş başlar.
En büyük yardımı ise babaannesinden görür. (harika bir kadın gerçekten)
Onlar mutlu günlerini yaşamaya başlarken düşman durmaz