Ahmet Ümit’in bu romanı, sadece bir polisiye değil, aynı zamanda adalet arayışının, toplumsal çürümenin ve karanlıkla yüzleşmenin romanı. Kitapta yine başrolde Başkomiser Nevzat var. Daha önceki romanlarının aksine bu kez Başkomiser Nevzat kendi geçmişle yüzleşmek zorunda. Eşi ve kızını bombalı bir saldırıda kaybetmiş bir adam hem bir baba, hem bir eş hem de bir polis olarak gizemli bir cinayetle yüzleşiyor. Bu olaydan sonra hafızasını büyük oranda yitiriyor. Fakat toprak altından çıkan ceset, unuttuğu anılarını geri getirir. Çünkü kurbanın bedeninden çıkan mermi, Nevzat’a aittir.
Kalın kitaplara karşı mesafeli olsam da Yırtıcı Kuşlar Zamanı kesinlikle okunmayı hak ediyor. Sadece Ahmet Ümit sevenler için değil, kaliteli polisiye ve psikolojik derinliği olan kitapları seven herkes için öneririm. İnsan ruhunun derin analizleri, toplumsal çürüme, siyasetin kirli yüzü ve ülkemizin içinde bulunduğu durumu polisiye romanına çok başarılı bir şekilde yedirmiş. Kalemini, duruşunu ve şahsiyetini çok sevdiğim Başkomiserim Ahmet Ümit'in sürükleyici bu kitabını herkese tavsiye ederim.
Kitaba 8.5/10 puan veriyorum.
Ahmet Ümit favori yazarlarımdan ve bu kitabını da çok severek okumuştum. Korkmadan her şeyi yazabilen yazarları çok seviyorum. En çok etkileyen de bir insanın unuttuklarını hatırlama çabası, o çaba içindeyken yaşadığı stres.
Kaleminize sağlık Hakan Bey.
Duruşu güzel insanların fikirleri de, enerjileri de, her şeyleri de güzel oluyor. Ben de çok severim Ahmet Ümit'i. Devrimci ruh taşıyan her insan değerlidir. Teşekkürler Özlem Hanım 🙏😊✨