·299 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Ağustos 2025 11:51 Kitap yorumu: Tarık Tufan’ın kalemini çok seviyorum. Yarattığı karekterler, anlattığı dertler çok tanıdık geliyor. Bütün kitaplarını okumuş biri olarak, en sevdiğim kitabı Düşerken’dir. Yedi sene falan olmuştur okuyalı. Elim gitti tekrar okumak istedim.
İshak evli ve iki çocuk babasıdır. Tesisatçılık yaparak geçimini kazanır. Jülide ise İshakların apartmanında yaşayan geleni gideni pek olmayan, mahalle sakinlerinin anlattıklarına göre “tuhaf” bir kadındır. Bir sabah jülide ve ishak’ın birlikte kaçtığına dair dedikodular mahallede yayılır. Efendim insan eşini çocuğunu bırakıp, kendinden çokça genç bir kadının peşinden gider mi? Kadının evli barklı adamla ne işi varmış peki vs ? Fakat işin aslı hiç de öyle değildir. Onlar çıktıkları yolculukta, birbirlerinden destek alarak, geçmişleriyle, bu günleriyle ve belki de gelecekleriyle yüzleşme cesareti bulurken biz de onların hikayesinden kendi hissemizi alıyoruz.
Bezen içinde bulunduğumuz hayatlardan kaçmak isteriz. Bize ait olmayan ama bir şekilde içinde olduğumuz o hayatlardan koşar adım kaçmak isteriz. Bunu bir gün mutlaka yapacağımıza dair sözler veririz kendimize. Jülide ve ishakın yaptığı da biraz buydu. Kaçmak. Ama aslolan kaçmak değildir; yüzleşmektir, hesaplaşmaktır, affetmektir, vazgeçmektir. Bunu öğreniyorlar. Bunu öğreniyoruz.
Kitapla kalın :)