Tragedyanın Doğuşu, Nietzsche’nin en ham ve kusurlu eserlerinden biri olduğunu düşünüyorum.
Kitap, büyük iddialarla başlasa da sistematik bir düşünce yerine, Wagner hayranlığı ve Schopenhauer etkisiyle şişirilmiş duygusal tiratlara saplanır. “Apollon–Dionysos” metaforu ilk anda ilgimi çekti ancak sürekli tekrar edildiği için canımı sıkmaya başladı ne yazık ki; okurda derinlikten çok yorgunluk bırakıyor bu yüzden.
Anlatım dilini ise gereksiz süslü, akıcılıktan uzak ve dağınıktı. Nietzsche’nin daha sonra (Ecco Homo'da) kendisinin de fazla romantik ve yetersiz bulduğu bu eser, aslında sonraki büyük düşüncelerinin çıraklık dönemini yansıtır. Güçlü bir fikirden çok, genç bir filozofun duygusal denemesi olarak kalıyor bence.
Tragedyanın DoğuşuFriedrich NietzscheEvrim