Puan vermedi·64 syf.··Beğendi
· Bir günlüğüne bizler çocuk olsak, çocuklar da biz. Nasıl olurdu sizce? Onlar gibi okula gitsek, tek derdimiz oyun oynamak olsa, dersler de cabası tabi. Benim için güzel bir teklif. Eminim çocuklarımıza sorsak onlar da okul ve derslerden kurtulacakları için çok sevinecektir. Fakat gerçek hayatın zorlukları ile karşılaşınca neler olur dersiniz?
Hikayemizde Demir deneme sınavından düşük not aldığı için, öğretmeni velileri okulda bir toplantıya cağırıyor. Tabi Demir anne ve babasının bu toplantıya katılmasını istemiyor çünkü nasihat işitmekten biraz bıkmış. Toplantı günü Demir okula gittiğinde şaşkınlıktan ağzı açık kalıyor. Anne ve babası onun gibi öğrenci olmuş, çikolata kavgası yapıyor, maç oynuyor, müdür bey bile trabzanlardan kayıyor. Aklını kaçırdığını düşündüğü sırada başka arkadaşlarının velilerine bakıyor ve onların da aynı durumda olduğunu görüyor. Hatta arkadaşları anne-babalarına kızıyor ve kulaklarını bile çekiyorlar. Mahalle bakkalı Itri dededen akıl almak istese de bu işin içinden çıkamıyorlar bur türlü.
Peki bir anda ne oldu da böyle bir terslik yaşandı dersiniz? Bu tersine dünya düzelecek mi ya da nasıl düzelecek?
Sınav kaygılarını, mükemmeliyetçi ebeveynleri, anlayışsız eğitimcileri anlatan nefis bir hikaye. Empati duygusunu artıracak önemli mesajlar içeriyor kitap. Bunun yanında mahalle kültürü, o sıcaklık ve samimiyet de kitapta bizleri bekliyor. Normalde hiçbir kitabı ben okumadan kızıma okutmuyorum ama Funda hanımın kitaplarını ve içeriklerini güvenle teslim edebiliyorum. Bu yüzden bu kez kızım bana tavsiye etti bu kitabı.
İlkokul dönemindeki tüm çocuklarımıza, ebeveynlerimize ve eğitimcilerimze yürekten tavsiye ediyorum bu güzelliği.
Keyifli okumalar dilerim...