Sıfır Noktasındaki Kadın , Firdevs. Adam öldürdüğü için cezaevinde idama mahkum edilmiş fahişe bir kadının öyküsünü dinliyoruz. Hikaye ağır ve sarsıcı olmasına rağmen bir okuyuşta bitirilebilecek şekilde akıcı yazılmış.
Firdevs küçük yaşta anne babasını kaybetmiş, eğitimine devam edememiş, sözümona bir evi olsun diye genç yaşta evlendirilmiş ancak hiçbir şey üzerinde mülkiyeti olamamış. Yediği lokmaların bile sayıldığının farkında olarak rahat rahat yemek bile yiyememiş. Evlendirileceğini duyunca evden kaçıyor ancak gece vakti sokakta bir yabancı tarafından takip edilince korkusundan eve geri dönüp evliliğe razı oluyor. O korkuyu anlamak çok üzücüydü. Hem kocası hem de daha sonra karşısına çıkan erkekler ona ağır acılar yaşatıyor. Evli bir adamın karısına psikolojik/ fiziksel/ ekonomik/cinsel şiddet uygulaması zaten yeterince kötü ve kabul edilebilir bir yanı yok. Ancak daha da korkuncu erkeklerin sokakta rastgele karşısına çıkan bir kadın üzerinde bu kadar cüretkarca ona sahip olma talepleri, bu talebi karşılanmazsa kaçınılmaz olan şiddet. Düpedüz gasp... Bir kadın olarak Firdevsin karşısına çıkan her erkekten etimle kemiğimle nefret ettim. Firdevsin çocukluğundan itibaren hissettiği değersizliği, saygın bir iş bulup kendi hayatını kazanma çabası, güvenip sığındığı insanlar tarafından ihanete uğraması, en sonunda kendi bedeni üzerinden kazandığı paraya bile gasp edilmesi ve erkeklere bir kere başkaldırdıktan sonra başını bir daha canı pahasına eğmeyip dik duruşu çok içime dokundu.
Herkese tavsiye ederim, iyi okumalar.