Son yılda çok popüler olan bir kitaptı bu tür kitapları ilgi azaldığında okumak bana objektiflik açısından daha mantıklı geliyor çünkü hem gereksiz bir övgü hem nefret oluyor.Şaşırdım çünkü kitabı beğendim edebi olarak pek bir şey katmıyor günümüzde yazılan çoğu roman gibi ama size sürükleyici bir film deneyimi yaşatıyor ayrıca günümüzdeki tüm sorunlara tartışmalara değiniyor ve insanı sorgulamaya itiyor.
Spoiler June'un farkında olmadan yaptığı ırkçılıklar,athena'nın farkında veya olmadan narsist özellikler göstermesi (başta kötü özellikleri olduğuna pek inanmadım çünkü June gözünden okuyorduk ve o ilk sayfadan ne kadar güvenilmez bir anlatıcı olduğunu bize gösteriyor bu yüzden athenaya yaptıklarını haklı göstermek için onun hareketlerini kötü yorumladığını sandım) ama sonra athenanın eski erkek arkadaşı ve tanıştığı diğer insanlar da benzer şeyler anlatınca onun da grimsi bir karakter olduğuna ikna oldum.kitabın ilginç yanı bu hiçbir karakter sevilesi değil nerdeyse.
June'u kendine ait olmayan bir hikayeyi çalmakla,küçük bir editle piyasaya sunmakla suçlayabiliriz ama ama athena'nın insanların duygusal deneyimlerini June'un deyimiyle "vampir gibi" emerek (aslında bu da bir çeşit editörlük olmuyor mu yazmaktan çok)ve Koreli olmasına rağmen Çinlilerle ilgili orda bile olmadığı bir hikayeyi en iyi yazacak kişi olduğunu düşünmesi de ne kadar doğru ya da Candace karakteri (anladığım kadarıyla sarıyüz kitabını yazıyor kitabın içinde o da Athena ve junela ilgili en sonda büyük bir para da alıyor) yine aynı olay kendine ait olmayan bir hikayeyi yazıyor ve Athenaya adalet getimekle falan ilgilenmiyor aslında o da intikam duygusu ve söhret olma isteğiyle tutuşuyor yaptığı şeylerin de yasa dışı olduğundan bahsetmiyorum bile kim bilir belki sonu June gibi olur.
Edebiyat dünyasının tüm bunlar karşısındaki tavrı ise beklendiği gibi para odaklı ve yanlış tüm yazar olan karakterlerin uğradıkları haksızlıklar karşısında sektörü suçlamak yerine en yakınlarındaki başarılı yazarları suçlaması ve nefret etmesi üzücüydü ama beklenir nefret ete kemiğe bürünmek ister.
Dipnot:haklı haksız diyemem ama Athena 'nın özellikle june'un cinsel saldırı olayını kitabına malzeme yapıp sonra normal davranması (sanki yanlışı bırak herhangi bir şey yapmamış gibi davranması) June'un ondan nefret etmesini biraz haklı kılıyor bu kısmı herkes kaçırma eğiliminde sonra uzaklaşıyor sanki istediğini almış vampir gibi ama bu kısım da süpheli çünkü dediğim gibi June güvenilmez anlatıcı kendisi kızı hiç aramamış hep kızın aramasını beklemiş olabilir bu konudaki tek tanık erkek arkadaş o da athenanın June hakkında başarısız zavallı diye bahsettiğini söylüyor bu da garanti değil çünkü o herif de kötü biri sinir bozmak için demiş olabilir yine de son sahnelerde June 'un şeytan merdivenini onların özel yeri sanması ama aslında athenanın bunu herkesle paylaşmış olması bize ilişkileri hakkında çok şey söylüyor June kitabın başında athenayi sevmediğini sadece o istediği için takıldıklarını athenanın ondan başka Arkadaşı olmadığını söylüyor (ki bu muhtemelen doğru kitap anlaşması için ilk aradığı kişi June olduğna göre )ama sanki ondan çok fazla beklentiye girmiş ve istediğini sevgiyi alamayınca nefret aşk arası bir çizgide kalmış ve evet biseksüel biri olarak bana kalırsa June hafiften athenadan hoşlanıyordu hatta birkaç yerde queer olduğunu ima ediyor (Athena ondan uzaklaşana kadar ondan nefret bile etmiyor) herkes böyle düşünmeyebilir tabi.
Kısacası edebi yönü ağır basmıyor ama çoğu konuya değiniyor ve insanı heyecanlandırıyor 9/10 umarım huzur bulursun June