Puan vermedi·267 syf.··
2025 34. kitabı
6/10 Yapacak işleri vardı utanmaktan başka. Ey benim yalnızlığım! Soğuk otların altından bakacağız onlara, değil mi?. Nedendir her zaman silahları getiriyor/ ev bittikçe kurulan bir mezardan şehir. Yaşlanır çiçek olurdu bazı komşularım. Bırakmaz beni kalabalık, çünkü çarşılardan geçtim!. Hatırlamak en büyük düşmanıdır yalnızlığın, ucunda yaşamak var!. Bittiğini sanacak yaşantısının, öyle sandığı için/ Çürümüş bir ölüm içinde geçecek unutuşu. En kötü alışkanlığım benim galiba yaşamaktı. Kiremit damlı kırmızı ev. Bir çınar ağacına asıyorum seni / Kömürleşen kadın. Beyaz bir ülke çiziyorum yalnızlığımdan sana./ Kimseler giremeyecek artık, ne yağmur bahçelerimize. Unutuyoruz artık/ Zaten unutmuştuk ateşe verirken kiremit, kiremit damlı kırmızı evi. Her zaman melek kalmalıdır/ Olmayan oyuncakları öpen,/ Ve her zaman yokluğuyla sevinen. Büyürler, ölürler, kalır geride/ Benim yıllardır/ Uyandıkça öldürülen gün. Soğuk bir tül örtüyorlar üstümüze,/ Sanki ölmek için beyaz bir uykusuzluk. Götürür çılgın bir denizci/ Üşüyen dudaklarında ayı. Ölürsem senin bildiğin bir suya at beni,/ Dolaşayım bütün denizlerini yüreğinin/ Kaplayan sessizlik olsun aşkımın dikenlerini. Ben tenhalık diye serçeleri bilirim. Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,/ Ben belki dün ölmüştüm., belki de geçen hafta. ... Sabah aşkı yanıltmaz. Aşk mıdır kış gelince başlayan/ Beyaz bir kılıçla yürüyen aşka. Aşkın yüreğinde dokunmayı, ipliklerinden geçilmeyi denememiş her aptal ulaşmak ister buna. Şimdi çıplak saçlarının arkasında sen mi varsın?. Bildim,bitmemizi bile kararlı kılan, kararsız kılan dokungan omuzlarını. ... Çünkü onun şiiri/ güz kıyılarına benzer,/ kayıklardan bir kilisenin / çanlarına benzer. İşte o zaman belki şarap/ içeriz ve yanyana oturup/ anlarız/ ki üşümek zamanı gelmiş. Onlar daha iyi tanırlar seni, severler seni / Bir kızılderilinin baltasındaki deniz,/Bir haydutun şapkasındaki kaynak/ Seni anlar, saygını anlar, atını, seni. ... Bir adam mı ölmüş/ Babamız Hamdi öldü/ Oğulları Şahap, Şevket, kızları Nihal, Nazlı/Buyrun size üç virgülün ölüm ilanı,. Çiftçinin oğlu büyüyünce çiftçi olur,/ Virgül sanırım şair olur,. ... Senin yüzün/ Durgun bir sevginin yıktığı gökyüzü. Senin aşkının dalgın ordusudur/ Benim aşkıma yaslanan uyku. Ve ölüm gelir evimin önünü süpürür. ... Kelimesini bulmuştum yolculuğumun/ Umutsuzluk. Saçları sonbahara dönüktü/ Boynu Nisana/ Yüreği yeryüzüne. Ne denir onlara/ Issızlığın ortasında/ ıssızlık için savaşırlar. Ağır ağır hazırlandı sehpa: bıçak birdenbire inecek/ ihtilal ağır ağır hazırlanır ve birdenbire iner. Yaşarken o bakışını bırakma/ yılların hazinesi gibi/ öfkenin sandığında sakla onu. Bizim kelimemiz sevgidir/ ama sözlükte nefret daha önce gelir. Tetiğe dokunan parmakların nasırı/ bir gün utanıp incelecek mi. Yoksul çocukların hayal güçleri/ daha zengindir zengin çocuklarından/ çünkü daha basittir oyuncakları. ... Kağıdımız çaput bizim/ kefenimiz bulut bizim/ mesleğimiz umut bizim/ kıranlara selam olsun. Arkadaştır/ doğan günle, batan günle/ güneşin her türlüsüyle/ ayın hilaliyle, ondördüyle.
Alıntı
Yanardağın Üstündeki KuşÜlkü Tamer · Yapı Kredi Yayınları · 2014572 okunma
·
103 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.