7/10
Heyelan sonucu yola savrulan bir iskeletin peşine düşen cinayet bürosu ekibi, muhtarı ve suçlu olabileceği iddiasıyla bir kaptanı sorgular ama elleri boş dönerler çünkü kaptanın kardeşi hayatta, kaptan onu öldürmemiştir, ellerinde kafasından vurulan bir ceset ile araştırmalara devam ederler. Fırtına yüzünden girdikleri bir fırında yaşlı bir kadın başkomiserin kafasını karıştırır çünkü kadın adamı tanıyordur hem de şuan onu iyileşmiş görecek kadar.
Cinayetten uzaklaşıp bir çatışmaya gidiyorlar sorun çözülüyor fakat diyagları ülkenin teşkilatın gidişiyle alakalı derin hüzün içeriyor. "Suçla mücadele ediyorduk nelerin suç olduğu kimin suçlu olduğu yasalarla belirlenmiştir, neler yapabileceğimiz de yasalarla belirlenmişti. İşimizi yapmamız yeterliydi ama halimize bırakmıyorlardı ki siyasiler,yüz odakları,çıkar çevreleri her aşamada tepemizde bitiyor; bazen doğrudan bazen dolaylı müdahale etmeye çalışıyorlardı. Ne yasalar umurlarındaydı ve teşkilatın itibarı ne de adaletin gerçekleşmemiş olması."
Eski ailesinin bir patlamada öldüğünü öğreniyoruz 7 yıl önce ve aracın patlaması sonucu meydana gelmiş, cinayet vakasının tam içinden. Hastanede kalmış şok ile tedavi edilmiş, unutmak iyileştirir diyor doktoru ama o iyileşmemiş hâlâ.
Ağva'ya yıllar önce gitmiş o yüzden o bölgeye geldiğinde deja vu yaşamış ama işin en garip yanı bu değil iskeletin protezi bir özel harekat polisine ait yine 7 yıl önce yaşanmış bir sınırdışı operasyon sırasında patlama kaynaklı 4 şehit var. Kilometrelerce uzaktaki vücudu paramparça olan ceset nasıl İstanbul'dan çıkıyor ayrıca en en ilginç yanı ise cesedin diş protezinde silah parçası bizim komiserin silahından çıkmış yani ne kurgu gerçekten çok iyi.
Nevzat geçmişini yardımcısı Aliye ve kriminolog Zeynepe anlatmıştı çünkü hatırlayamadığı sorguyu