·416 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2025 12:40 Diane ve evlat edindiği çocuk Lucien hazırlıksız bir trafik kazası geçirir. Anne kazadan hafif yaralarla kurtulurken Lucien ölümcül bir durumda hastaneye kaldırılır. Doktorların söylediği şey; fazla vaktinin kalmadığı. Ancak Diane için bir mucize gibi gerçekleşen, gizemli bir akupunturcu sayesinde oğlu hayata tekrar tutunur. Lucien tekrar hayata dönse de, Diane’i bekleyen şey oldukça farklı bir durumdur.
Bu kitap yazarın üçüncü kitabı ve diğer kitaplarına göre burada daha çok parapsikoloji, şamanizm ile telepati gibi mistik öğeleri sıklıkla kullanmış. Ben bu kitabı Siyah Kan kadar sevmedim açıkçası. Neden? Çünkü Siyah Kan’ın karakter derinliği, karanlık atmosferi ve gerçekçi gerilim beni bambaşka bir evrene götürmüştü. Oysa Taş Meclisi, mistik öğeler ve fantastik kurguyla çok heyecan verse de zaman zaman kurgudan kopmama neden oldu.
Yine de, şaşırtıcı ve akıcı bir anlatımı var; her sayfada devamını merak ettiriyor. Bilgiyle gerilimi harmanlaması gerçekten etkileyici. Özellikle Grange’in diğer eserlerindeki daha gerçekçi polisiye tarzdan farklı olarak, burada metafizik ve mistik öğeler baskın. Onun klasik polisiye diliyle bu mistik dünyayı birleştirmesi, farklı yönlerini görmek adına etkileyiciydi. Kitabın akıcılığına da diyecek yok tabii. Yazarın sevenleri için tavsiyemdir ancak; yazara başlangıç kitabı olarak önermem