Gönlüm yorgun ve avare
Bir taşranın ortasında
Maktülün ayak izlerinde
Sırra vurulmuş bir bedenden kurtulmak üzereyim
Sarsıcı bir duygunun esareti gözlerime çaputlar bağlamış
Mazimi silmek üzere vazifelendim
İstemsiz bir gülümseme dudağımı büzmekte
Hayalhanemde envai duygular sırasını beklemekte
Vakti şaşmayan bir saatin akrebinde yelkovanıma hasretim
Ayrılık vakti geldi beklenmedik şekilde
Döküldü eteğimdeki taşlar bir bir oturdu yerine
Bir kelam kaldı bir de zihinde tekrarlanacak tek bir söz
Söylemekten imtina ettiğim cümleler devrikleşmekte
Ne izler birikmişse öyle
Çıkmaz olmuş yerinden düzinelerce
Sefer bitti artık
Mevsimler kadar özgür ve sayılıyım
Nefesimdeki kör kursun kadar sebatsiz
Son taşı atmaya razı asi bakışlarımla
Bedenime özgürlük vadetmeye hazırım...
13/10/2024
Pınar PEKĞÖZ