Puan vermedi·590 syf.····Okunma: 27 Temmuz 2025 00:00 Kendime baktım. Dünyalıktan güzel tüylerim, nadide yakışıklılığım, güzellerden güzel sesim vardı ama bunlarla övünülmezdi ki!.. Hepsi geçiciydi. Belki gülüme adanmış kırk şarkı! Kalıcı olan, bütün bülbüllere miras bırakacağım kırk şarkı. Falanca yerde mamur bir yuvam yoksa ne çıkardı; gülümün aşkıyla şeydalanırken
yuva da neydi? Bir yuva yerine onun kalbine girmek yetmez miydi? Gülümün kalbinden güzel yuva mı bulunabilir..
Kalemlerin kalktığı, sayfaları kuruduğu demler gelmişti, anlıyordum. Hazine toprağa, cevher madene, gül tohuma, kul
Allah'a... Elçisi ve habibinin yanında bulunmaklığımın yüzü suyuna istediğim kabul görürdü belki... Gülümün ve dostumun adını birlikte anarak yakarma vaktiydi:
"Ey insanların Rabbi! Ey meleklerin ve cinlerin Rabbi! Ey bitkilerin, hayvanların ve cansızların da Rabbi!.. Ey bütün
yaratılmışların Rabbi!.. Ey bülbüllerin de Rabbi!.. İbrahim Halilullah'ın bereketi ve kurbanı için... Muhammed Habibullah'ın rahmeti ve şanı için...
"Bütün şarkılarım sana senâdır yâ Rasûlallah / Ne ki vardır ya senden ya sanadır yâ Rasûlallah / Çünki "Seni her kim severse ben rakibim yâ Rasûlallah!"
Sf. 578