Gönderi

BU KİTAP KALBİME DOKUNAN BİR AYNA
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 06:16
Evet bu sefer bambaşka bir inceleme ile geldim. Biraz uğraştım ama değdi sankim.. Hazırlarken keyif aldım. Bir kaç gün önce bitirdiğim kitabı alıntılarımla tekrar gözden geçirdim. Gülseren Budayıcıoğlu’nun “Hayata Dön” kitabını okurken, sanki kendi iç dünyamın sayfalarını çevirdim. “İsterseniz baktıkça hayatın mayhoş tadını bulursunuz, isterseniz yalnızlığı ve çaresizliği görürsünüz” (s.5) diyerek başlayan bu kitap, adeta bir davet. Hem hüzünle hem de umutla dolu bir yolculuğa çağırıyor sizi. Okurken, bir yandan kendi geçmişimle yüzleştim, bir yandan da hayatın ne kadar karmaşık ama bir o kadar da anlamlı olduğunu hissettim.insan hayatın her anında bir şeyler öğreniyor. Budayıcıoğlu’nun psikiyatrist kimliği, kitabı bambaşka bir boyuta taşıyor. “Mutlu insan gelmez psikiyatriye” (s.5/6) cümlesi, beni derinden etkiledi. Terapi odasından çıkan hikayeler, sadece başkalarının değil, bir şekilde hepimizin hikayesi. Her karakterde kendimden bir parça buldum; bazen “Mezardaki bir ölü gibiyim... Onlar kadar yalnızım” (s.71) diyerek mutlu yalnızlığımı , bazen de “Bazı müzik vardır içimize işler, bizi alır, bambaşka diyarlara götürür. Bazısı da hüzünlendirir ama o hüznü severiz. Sanki çok uzun zamandır görmediğimiz ama görmekten mutlu olduğumuz eski bir dostu görmüş, onunla birlikte yaşadığımız günleri hatırlamış ve hatırladıkça hüzünlenmiş gibi hissederiz kendimizi. Aslında o eski dost kendimizdir. Eski kendimiz. .” (s.8) diyerek özlediğim eski beni hatırladım. Bu satırlar, adeta ruhuma dokundu ve geçmişin o acı biber gibi yakıcı tadını (s.192) hissettirdi. “Hayata Dön” böyle kuru yalın bir hayatınıza dönün demek değil, hayatımızda tabi ki hüzünde olacak aynı zamanda umutta olacak. Her halükarda hayatın tam ortasında olmalı insan. “Düşünüyorum da, insanı, yine başka insanlar üzüyor en çok...” (s.10) dedikten sonra, “Kader dediğin, oynak bir kadın gibidir” (s.324) diyerek bize şunu hatırlatıyor: Hayat acımasız olabilir, ama her zaman bir çıkış yolu var. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, bu umudu asla kaybetmemesi. “Dünya her zaman böyle acımasız değil...” (s.124) cümlesi, sanki bir dostun omzuma dokunup “Devam et” demesi gibiydi. Kitap, aynı zamanda öğrenmenin ve okumanın iyileştirici gücüne de vurgu yapıyor. “İçkiyi azalttı ve kitap okumaya başladı...” (s.50) ve “Çok okumak lâzım, çok” (s.123) alıntıları, bana kendi hayatımda kitapların ne kadar büyük bir sığınak olduğunu hatırlattı. Budayıcıoğlu’nun kalemi, sanki bir arkadaş gibi samimi, ama bir o kadar da derin. Freud’dan alıntılarla (s.64, s.274) insan davranışlarını anlamaya çalışırken, “İnsan ancak güçlü olursa özgür de olur...” (s.241) diyerek bize kendi gücümüzü bulmamızı öğütlüyor. Adeta bir terapi seansındasınız. “Ağzına kadar duygu dolu bir küp gibidir insan...” (s.168) diyerek, içimdeki taşkın duyguları fark ettim. Burada kitap, beni hem hüzünlendirdi hem de güçlendirdi. Sanki bir fincan kahveyle (s.52) oturmuş, kendi hikayemi yeniden yazıyormuşum gibi hissettim. Herkese, özellikle de kendi iç dünyasını keşfetmek isteyenlere bu kitabı öneriyorum. Çünkü “Hayata Dön”, sadece okumakla kalmıyor, sizi gerçekten hayata döndürüyor.
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
·
264 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Emeğinize sağlik, çok teşekkür ederim kitabın en güzel sözlerini tekrar okuyup hatırlamak yaşam motivasyonumu arttırdı tekrardan. "İstersek herşey güzel görünür gözümüze"...
sadece kitap
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim hocam. Çok sevindim.